iPad Mini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iPad Mini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2013 Perşembe

iOS 7 ve değişimdeki risk

Apple’ın son etkinliğinde beklediğimiz “Apple Smartwatch” duyurusu yapılmadı ama iPhone, iPad ve iPod Touch kullanıcılarını ilgilendiren, merakla beklenen başka bir duyuru vardı: iOS 7. Apple’ın mobil işletim sisteminin yeni versiyonunda kimilerinin çok beğendiği, kimilerinin “Steve Jobs’un kemikleri sızlıyor” şeklinde yorumladığı önemli değişiklikler var.



Teknoloji yazarları arasında zaten iOS üzerinde yeniliğe ihtiyaç olduğunu dile getirenler oluyordu. Onları tatmin eder mi bilmem ama, hem görsel tasarımda, hem de uygulamaların işleyişinde farklılıklar var. Çoğunluğu oluşturan normal kullanıcıları göz önüne aldığımızda ikisi de Apple için risk aslında: Görsel tasarımı beğenmeyenler olacağı gibi, yeni uygulamaları kullanmakta zorlananlar da olacaktır.

Görsel tasarım sadeleştirilmiş. Kısmen Nokia N9’un çok beğendiğim arabirim tasarımını hatırlattı bana. Windows Vista stili yarı-saydam alanlar da bol bol kullanılmış. Sadelik iyi ama, bu yarı-saydamlığın bazı yerlerde fazla kullanıldığını ve arabirimi çirkinleştirdiğini düşünüyorum. İnsanlardan gelen bir eleştiri de canlı renklerin, gradyanların kullanımı sonucu işletim sisteminin çocuksu bir görünüşe büründüğü yönünde. Değişim sadece görünüşte değil. Uygulamaların işleyişinde de çeşitli değişiklikler var. Pek çok uygulamada önemli ilerlemeler olduğu söylenebilir. Nokia N9’daki gibi ekranın dışından başlayan kaydırma hareketlerinin bulunması hoş olmuş.

Yenilik yaparken her zaman eski olana alışmış kullanıcıları rahatsız etme riski vardır. Genellikle de kullanıcılar “aşık olanlar” ve “nefret edenler” olarak iki gruba ayrılır. Microsoft, Windows 8 ile bunu yaşıyor. Her yenilik karşısında kullanıcının sorduğu bir soru var: Bu değişikliğe gerçekten gerek var mıydı? Çünkü değişiklik insanların keyfini kaçırır. Ancak yaptığınız yeniliğin gerçekten ne faydası olduğunu anlayabiliyorsa insanlar, yeniliklere kucak açarlar. Sırf tasarım ekibinizi, mühendislerinizi tatmin etmek için yenilik yapıyorsanız, ya da projenin başına yeni biri geçti diye, öncekilerden intikam almak istercesine değişiklik yapılıyorsa, tüketicileri kaybetme riski ile karşı karşıya kalırsınız.


Yine de Apple için riskin çok yüksek düzeyde olmadığı söylenebilir, zira Apple’ın elinde sadık kullanıcılardan, ekosistemden ve marka değerinden ileri gelen inanılmaz bir güç var. Bir kısım Apple ne üretse satın alıyor zaten. Bir kısım yazılım, müzik vb. çeşitliliği dolayısıyla Apple’ı tercih ediyor. Bir kısım, yazılıma, müziğe, aksesuara bu kadar para yatırdığı için Apple’ı tercih etmek zorunda kalıyor. Bir kısım için de iPhone, telefon denildi mi ulaşılabilecek son nokta. Dolayısıyla Apple tökezlese bile, yanlış yapsa bile uzun süre tahtını kimseye bırakmayacaktır. Birkaç yıl önce iPhone kullanıcılarının gittikleri her yerin koordinatlarınının, kullanıcıların haberi olmadan telefon içerisinde kaydedildiği ortaya çıkmıştı hatırlar mısınız? Hatırlayan kalmamıştır herhalde.

iOS 7’deki yenilikler elbette kullanıcılar için olumlu. Ancak Apple ilk defa bu seviyede değişiklikler yapıyor, bu iyi bir şey ama eski kullanıcılar için alışma süreci gerektiriyor.

Steve Jobs sonrası Apple kendini kanıtlamaya çalışıyor. Ya da ipini kopardı, ne yapacağını şaşırdı. iCEO’ları olmadan neler başarabileceklerini zaman gösterecek. Apple’da bile “Olmamış, yeniden yapın, yeniden düşünün” diyen birilerinin olması gerekir.

iOS 7’de tam olarak neler yeni? Bunları iPhoneTurkey’den Mustafa bey zaten detaylı olarak yazmış, aynı şeyleri yazmaya gerek yok: http://www.iphoneturkey.biz/2013/06/ios-7-ozellikleri-inceleme-i.html

8 Haziran 2013 Cumartesi

iPad için tavsiye oyunlardan birisi: Kingdom Rush - Frontiers

Kingdom Rush, iPhone ve iPad için üretilmiş kaliteli oyunlardan birisi. Kendine has grafikleri, sıkı oyuncuların anlayabileceği esprileri, bağımlılık yapan aksiyonu ile kesinlikle tavsiye ettiğim bir iOS oyunu. Şimdi yeni versiyonu da çıktı: Kingdom Rush - Frontiers.
Kingdom Rush temelde bir “Tower Defense” oyunu. Düşmanlar haritanın belirli noktalarından bir diğer noktasına doğru ulaşmaya çalışıyor. Bizim amacımız da elbette onları engellemek. Bunun için düşmanların geldikleri hat üzerine farklı özelliklerdeki savunma kulelerimizi dikkatlice yerleştiriyoruz. Oyunda çeşit çeşit düşmanlar, çeşit çeşit kuleler var. Doğrusu yapacak o kadar çok şey var ki, sıkılacağınızı hiç sanmıyorum. iPad üzerinde en uzun süre oynadığım oyun Kingdom Rush olsa gerek.

Şu anda Kingdom Rush - Frontiers'ın iPad versiyonu App Store’da 9 TL. Tower Defense oyunlarını seviyorsanız kesinlikle parasına değecek bir oyun. Mobil Yazılar’ın tavsiyesi!

Bunu beğendiyseniz şuna da bakmak isteyebilirsiniz: iPad mini oyunları

19 Mayıs 2013 Pazar

iPad mini oyunları

Bir iPad mini sahibiyseniz, oynayacak oyun bulmakta pek de sıkıntı çekeceğinizi sanmıyorum. Yine de kalitesi ile aradan sıyrılan oyunlar oluyor. Sizin için beğendiğim birkaç oyunu sıraladım. Bunların bazıları ücretsiz, bazıları da ücretli, ancak ara sıra indirime girdikleri ya da bedava oldukları oluyor. Kısa bir süre için bedava olan oyunlardan beğendiklerimi Mobil Yazılar'ın Twitter hesabında yazıyorum.

Plants vs. Zombies: Zombilere karşı bitkilerle savaş. Kulağa saçma geliyor ama, bence elinizden bırakamayacaksınız. App Store'da Plants vs Zombies

Subway Surfers: Temple Run benzeri, ama daha iyisi. Çok keyifli, sık güncelleniyor. Daha önce bahsetmiştim: Subway Surfers


Asphalt 7: iPad için üretilmiş keyifli yarış oyunlarından biri. App Store'da Asphalt 7

Modern Combat 4: iPad'de FPS oyunu. Sonuna kadar oynar mısınız bilmem ama, indirime girerse kaçırmayın derim. App Store'da Modern Combat 4


Fruit Ninja: Hayatında hiç oyun oynamamış kişileri bile etkileyebilen bir klasik. App Store'da Fruit Ninja


Temple Run: Koş koşabildiğin kadar. Klasiklerden biri. App Store'da Temple Run

Agent Dash: Temple Run benzeri. Daha önce şu yazıda bashetmiştim: Koş ajan Dash, koş!


Bee Leader: Bir arıyı kontrol ettiğiniz hoş tasarımlı değişik bir oyun. Ancak çocuklarınıza göstermeyin. Arının çıkardığı sesleri duymaktan bunalıma girebilirsiniz. App Store'da Bee Leader


Roads of Rome: Sürekli oraya buraya tıklayıp durmanız gereken oyunlardan. Hoş vakit geçirtebilir. App Store'da Roads of Rome.

Jetpack Joyride: Çok basit, ama bir o kadar da derinliği olan bir oyun. Daha önce bahsetmiştim: Jetpack Joyride


Bad Piggies: Rovio'nun çok başarılı bir oyunu. İki kişi birlikte oynarsanız çok eğleneceğinizi düşünüyorum. App Store'da Bad Piggies


Real Racing 3: Yarış severlerin kaçırmaması gereken bir oyun. iPad'de de yarış oyunu olabiliyormuş! App Store'da Real Racing 3


Angry Birds: Duymayan, oynamayan kaldı mı? Yine de yazalım. Her zaman keyifle oynanabilecek bir oyun. App Store'da Angry Birds

İlgili linkler:
iPad mini incelemesi

21 Nisan 2013 Pazar

iPad Mini fotoğraf kalitesi

iPad Mini incelemesinde yazmıştım, iPad Mini bir tablet için son derece yeterli bir kameraya sahip. Çözünürlük 5 megapiksel ama autofocus özelliği var ve HTC Flyer'da olduğu gibi fotoğraflarda detay kaybı yaşanmıyor. Aşağıda fotoğrafların 500 piksele küçültülmüş hallerini ve %100 boyutlarından kırpılmış parçaları bulabilirsiniz. Yeni fotoğraflar çektikçe Mobil Yazılar'a göndermeye devam edeceğim.











İlgili linkler:
iPad Mini incelemesi

10 Mart 2013 Pazar

iPad Mini incelemesi

Bir zamanlar Apple’ın 7 inç ekranı olan “mini” bir iPad çıkaracağına inanmak güçtü. Steve’in iPad Mini’ye onay verip vermediğini bilmiyorum ama, Apple iyi ki inadı bırakıp daha taşınabilir tabletler üretme kararı vermiş. Ben iPad Mini’nin en ucuzu olan iPad Mini 16 GB WiFi modelini aldım. Ben aldığımda fiyatı 795 TL idi ve daha pahalıya satan mağazalar da vardı.



Dış görünüş

iPad Mini müthiş görünüyor. Büyük kardeşine (iPad 4’e) göre çok daha ince, çok daha hafif, çok daha taşınabilir. Hatta iPad Mini kullanmaya başladığımdan beri HTC Flyer’ım bana ağır ve kalın gelmeye başladı (iPad Mini 308 gram, HTC Flyer 420 gram). Özellikle siyah modeline bayıldım. Ancak parmak izlerinizle sürekli savaşmak zorunda kalıyorsunuz.

Tek elle tutulabiliyor mu? Eğer elleriniz küçük değilse, evet tutulabiliyor. Ama normal şekilde tutmak isterseniz kenarlarında fazla boşluk olmadığı için ara sıra zorlanabilirsiniz. Hani “parmağını ekrana koysan da kullanabiliyorsun” diyorlar ya, o teknolojiye pek güvenmeyin, çünkü her zaman işe yaramıyor. Cihazı yatay olarak kullanmak daha kolay. Bir de, cihazın arkası biraz kaygan. Zaman zaman elinizden kolayca kayıp düşecekmiş gibi hissedebilirsiniz.



iPad Mini’nin üst tarafında 3.5 mm kulaklık girişi ve güç düğmesi; sağ tarafında ses düğmeleri; alt tarafında Lightning bağlantısı ve stereo hoparlörleri bulunuyor.

Ekran

iPad Mini ile ilgili en çok merak edilen ve en çok tartışılan konu, iPad Mini’nin ekranı. Duymuşsunuzdur, “iPad Mini’nin ekranı berbat, iğrenç ötesi, teribıl teribıl” diye yeri göğü inlettiler. Enteresandır, Apple fanatikleri genelde Apple ne yapsa savunurdu, bu sefer onlar eleştiride başı çektiler. Steve’in “gerçeği çarpıtma alanı” etkisini yitiriyor mu ne?

Neyse, Apple iPad Mini’nin 1024x768 çözünürlükte bir ekranı var. Bu çözünlük iPad 2 ile aynı, ancak Mini’nin ekran boyutu daha küçük. Bu da pikselleri daha küçük yapıyor. Kimse iPad 1 ve iPad 2’nin ekranından şikayet etmiyordu, hatırlarsınız. iPad Mini’nin ekranı iPad 2’nin ekranına göre çok daha iyi görünüyor. Ancak bu ekran “Retina” değil. Yani berbat değil, ancak mükemmel de değil. Hatta HTC Flyer’ın ekranı zaman zaman çok az da olsa daha iyi gibi geliyor bana (iPad Mini 162 ppi, HTC Flyer 170 ppi).

iPad Mini’nin ekranında fotoğraflarla, oyunlarla, videolarla sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyorum. Pek çok uygulamada ekran çözünürlüğü yeterli geliyor. iPad Mini’nin ekranının “keşke” dedirttiği anlar web sitelerindeki küçük yazılarda ve PDF’lerdeki ince ayrıntılarda ortaya çıkıyor. Ancak burada sadece “küçük yazılardan” ve “ince ayrıntılardan” bahsettiğimi vurgulamak isterim. Çoğu zaman okunurluk konusunda herhangi bir sorun olmuyor. iPad Mini 2’nin ekranı muhtemelen daha yüksek çözünürlükte olacaktır. Eğer gözünüz yüksek çözünürlüklü ekranlara alıştıysa ya da iPad’inizi çoğunlukla küçük karakterleri olan ayrıntılı dokümanları okumak için kullanacaksanız yeni versiyon çıkana kadar beklemenizi tavsiye ederim.



Çözünürlük dışında iPad Mini’nin ekranı ile ilgili söylemek gereken başka şeyler de var elbette. Örneğin, ekranın Android tabletlerdekinden farklı bir formatı var. Film izlemek için bu ekran formatının uygun olmadığı söyleniyor. Allah aşkına, sabahtan akşama kadar iPad Mini’de film mi izleyecekler, merak ediyorum. Çünkü filmler dışında hemen her şey için çok daha uygun bir ekran formatına sahip iPad Mini. Web’de gezinmek için, dokümanlara bakmak için diğer Android tabletlerin “ince uzun” ekranlarına göre çok daha uygun.

Ses

iPad Mini’nin ses kalitesinde herhangi bir sorun yok. Ama hoparlörün yerleşimi ile ilgili çok ciddi bir problem var. Stereo hoparlörleri varmış iPad Mini’nin. Peki cihazı yan yatırdığımda ses sadece tek bir taraftan geliyorsa, ne anladım stereo olmasından?

Benzer bir problem HTC Flyer’da da vardı. İki adet hoparlörü vardı ama ikisi de arkadaydı. Ses arkadan yansıyarak geliyordu. Hem az geliyordu, hem de kalite düşüyordu. iPad Mini’nin hoparlörleri de ya sağda, ya solda kalıyor. Doğrusunu isterseniz o kadar keyif kaçırıcı, o kadar dikkat dağıtıcı oluyor ki bu yüzden ya cihazı dik kullanıyorum ya da kulaklık takıyorum.



Pil ömrü

iPad Mini’nin pil ömrü muhteşem. Tabi 2013 standartlarında muhteşem ama, olsun. Şöyle bir test yaptım. Bir gün boyunca, bir saatin üzerinde YouTube videosu izledim, 30 dakikadan fazla 3D bir oyun oynadım, bol bol müzik dinledim ve internette gezindim. 24 saatin sonunda %10 uyarısı verdi. Elbette 24 saat kesintisiz kullanmadım ama, çok yoğun kullandığım bir günde bile beni yarı yolda bırakmamış olması takdiri hak ediyor.

Bu arada, iPad Mini yeni Lightning Connector bağlantısını kullanıyor. Kullanım kolaylığı bakımından MicroUSB bağlantılarından daha iyi. Tersi-düzü yok. Takmak için savaşmanız gerekmiyor. Tek problem, Apple’ın yine Apple’lığını yapıp standart dışı, kendine has bir format kullanmış olması.

Hafıza ve performans

iPad’ler hafıza kartlarına düşman biliyorsunuz. Android işletim sistemli pek çok cihazın aksine iPad’lere hafıza kartı takılarak kapasitesi arttırılamıyor. Benim aldığım model iPad Mini 16 GB WiFi modeli. 16 GB hafıza normal bir kullanım için yeterli. Ancak bol bol oyun yüklemek, müzik arşivinizi iPad’inizde saklamak, çeşit çeşit videolarınızı iPad’inize kaydetmek istiyorsanız, 16 GB size kesinlikle yetmeyecektir. İşin kötüsü, daha yüksek kapasiteli modeller saçma sapan bir şekilde pahalı. 32 GB model 245 TL, 64 GB model 490 TL daha pahalı. Halbuki hafıza kartları bu kadar pahalı değil.

Performans bakımından gözle görünür bir yavaşlık olmamakla birlikte, yeni nesil iPad 4’lerin çok daha hızlı olduğuna şüphe yok. Herhalde iki sene idare edersiniz, sonra yenilemek zorunda kalırsınız. Hiçbir şey değişmese bile internet sayfaları karmaşıklaşıyor, tabletlerin işlem gücünü aşar hale geliyor.

Kamera

iPad Mini’nin kamerası 5 megapiksel çözünürlükte fotoğraflar ve 1080p videolar çekebiliyor. İnanın normal iPad’leri ile fotoğraf çeken o kadar çok insan gördüm ki bu boyuttaki bir cihazla fotoğraf çekme fikri artık garip gelmemeye başladı.Yine de çoğu zaman tabletinizi değil telefonunuzu kullanacağınızı düşünüyorum. Dolayısıyla, 5 MP çözünürlük bu cihaz için yeterli.





iPad Mini’nin fotoğraf ve video kalitesi normal. Mükemmel değil ama, bir tablet için son derece yeterli. İhtiyacınız olduğu zamanlarda sizi yarı yolda bırakmayacaktır.

iPad Mini fotoğraf kalitesi ile ilgili örnekler için buraya tıklayınız.

iPad deneyimi

iPad kesinlikle üst düzey bir “sadeleştirilmiş bilişim” deneyimi sunuyor. Ama paranız varsa. Paranız varsa, Apple ekosisteminden oyunlar, müzikler, filmler, çeşit çeşit yazılımlar ile müthiş bir deneyim yaşayabilirsiniz. Buna ek olarak kolayca bulunabilen kılıflar, klavyeler, her zevke ve zevksizliğe uygun aksesuarlar satın alabilirsiniz. Tabi paranız varsa. iPad oyunları Android oyunlarından daha fazla satıyor. iPad satın alanlar daha zengin. Dolayısıyla iPad’in her şeyi ama her şeyi daha pahalı.

Yine de hakkını verelim, yeterince sabrederseniz favori oyunlarınızın kısa bir süreliğine bedava olduğunu görebilirsiniz (Uslu bir çocuk olursanız şirinleri de görebilirsiniz).

Bu arada, ücretsiz olan yazılımları ve iOS ile ilgili daha pek çok şeyi takip edebilmek için iPhoneTurkey.biz'in programını tavsiye ederim.

iTunes

Herkes iTunes’dan nefret ediyor. Apple’a yakışmadığını söylüyorlar. Bu incelemede bu konulara hiç girmeyeceğim. Neden biliyor musunuz? Çünkü iPad’inizi bilgisayara hiç bağlamadan da kullanabiliyorsunuz. Belki eninde sonunda iTunes kurmak zorunda kalacağım ama, o güne kadar iTunes’suz bir iPad deneyiminin keyfini çıkarmak istiyorum.

Android tabletler mi? iPad mi?

İtiraf etmeliyim, Android ismine baştan beri gıcık kapıyorum. Hem söylemesi zor, hem de her yerinden geek’lik akıyor. Bence iPad, sıradan vatandaş için Android işletim sistemli tabletlerden daha iyi bir seçim. Android, iOS’e göre daha fazla özelliğe, daha fazla detaya sahip. Yani babaanneniz için alacaksanız mutlaka iPad almalısınız. Ama daha esnek bir cihaz istiyorsanız tercihinizi Android’den yana kullanabilirsiniz.

Biliyorum, takım tutar gibi teknoloji firması tutan arkadaşlarımız var. Sizi fikrinizden caydırmak için ellerinden geleni yapacaklar. Ya da satın aldığınıza pişman etmek için. Bence kaliteli Android tabletler ile iPad arasında ciddi bir fark yok. Her iki platformun da kendine göre artıları ve eksileri var. iPad kullanırken de gıcık olduğunuz şeyler olacak, Android işletim sistemli bir tablet kullanırken de.

Bir süre önce Mobil Yazılar'da “Tablet Rehberi: Tablet satın alırken nelere dikkat etmeli?” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bir göz atmanızı tavsiye ederim. Okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bir de, iPad dünyasına bir kere girdiniz mi geri dönüşünüz pek kolay olmayacaktır. Demedi demeyin. O oyunu da satın alayım, bu albümü de indireyim derken bir de bakıyorsunuz ki Apple ekosistemine ondan ayrılamayacak kadar çok para yatırmışsınız.



iPad mi? iPad Mini mi?

iPad’inizi sadece evde kullanacaksanız, daha büyük ekranlı bir iPad daha iyi olabilir. Ama yanınızda taşımayı düşünüyorsanız, iPad Mini’ye mutlaka bakmanızı tavsiye ederim. Daha büyük her zaman daha iyi değildir. iPad Mini’nin inceliği, küçüklüğü ve hafifliğine aşık olabilirsiniz.

Bir de, iPad Mini, büyük iPad'lere göre daha uygun fiyatlı. Özellikle de çocuklarına iPad alacak aileler için ya da Apple'ın "incredible, amazing, awesome" dünyasına ilk kez adım atacaksanız iPad Mini daha iyi bir seçim olabilir.

Sonuç

iPad Mini'nin ekranı çok yüksek çözünürlükte olmayabilir ama, yine de size keyifli bir deneyim vaad ediyor. İlk kez bir tablet alacaksanız, bütçeniz sınırlıysa, aceleniz de varsa, şimdi bir iPad Mini 16 GB WiFi alın. Aceleniz yoksa iPad Mini 2’yi beklemenizi öneririm, zaten yakında duyurusu yapılır herhalde. Eğer bilgisayarla aranız iyiyse, Android’in ara sıra kafa karıştıran yapısından çekinmiyorsanız, Android tabletleri de gözden geçirin. Eğer çocuğunuz için alacaksanız iPad Mini 2’yi beklemenize gerek yok; iPad Mini (ve sağlam bir kılıf) yeterli olacaktır.

Mobil Yazılar’dan şimdilik bu kadar. Daha sonra iPad Mini ile ilgili farklı konularda yeni yazılar göndermeyi düşünüyorum. Sorularınız varsa yorum bölümünde sormaktan çekinmeyin.

9 Mart 2013 Cumartesi

Apple ile kazıklanmanın çeşit çeşit yolları


Apple’ın büyülü iOS dünyasına girmek istiyorsunuz. İlk işiniz hangi modeli satın alacağınıza karar vermek. iPad üzerinden gidelim. Yeni modellerden almak isterseniz alabileceğiniz en ucuz iPad, iPad Mini 16 GB WiFi modeli. Türkiye fiyatı 795 TL. Diğer modellerin fiyatlarını ve bir alt modellerine göre fiyat farklarını da aşağıda belirttim.



iPad Mini 16 GB WiFi: 795 TL.
iPad Mini 32 GB WiFi: 1040 TL. Aradaki fark: 245 TL.
iPad Mini 64 GB WiFi: 1285 TL. Aradaki fark: 245 TL.

Eğer her yerde internete bağlanabileyim derseniz, 3G/4G özellikli modellere bakmanız gerekecek:
iPad Mini 16 GB 4G: 1100 TL.
iPad Mini 32 GB 4G: 1345 TL. Aradaki fark: 245 TL.
iPad Mini 64 GB 4G: 1590 TL. Aradaki fark: 245 TL.

Miniler bana göre değil, büyük ekran istiyorum derseniz, iPad 4 modelleri:
iPad 4 16 GB WiFi: 1200 TL.
iPad 4 32 GB WiFi: 1490 TL. Aradaki fark: 290 TL.
iPad 4 64 GB WiFi: 1740 TL. Aradaki fark: 250 TL.

iPad 4 16 GB 4G: 1500 TL.
iPad 4 32 GB 4G: 1780 TL. Aradaki fark: 280 TL.
iPad 4 64 GB 4G: 2030 TL. Aradaki fark: 250 TL.

Yani neymiş? Apple 16 GB-32 GB hafızaya 245 lira ile 290 lira arasında değer biçiyormuş. Peki kendimiz 16 GB hafıza kartı almak istersek? Evet, iPad’lere hafıza kartı takılamıyor, biliyorum. Yine de bakalım: 16 GB hafıza kartlarının fiyatları 25 ile 40 lira arasında.

Yani Apple 40 liralık hafıza için sizden 245 lira talep ediyor.

Eğer iPad’inizi tam potansiyeli ile kullanmak isterseniz, 16 GB modellerden birini aldığınızda kısa süre içerisinde bu hafızanın size yetmediğini fark edeceksiniz. Ama hafızayı da genişletemiyorsunuz. Ne yapacaksınız? Ya boynunuzu büküp 16 GB ile yaşamaya çalışacaksınız, ya da kazıklanmaya razı olacaksınız.

Burada bitmiyor tabi. Kılıf almak zorunda kalacaksınız. İşe yarar şeyler 80 liradan başlıyor. 180 liraya da var. Merak ediyorum, maliyeti 20 lirayı geçiyor mu 180 liralık kılıfların. Eğer Android dünyasından geliyorsanız, aynı oyunların iPad versiyonlarının bile Android versiyonlarına göre pahalı olduğunu göreceksiniz.

Apple’ın dünyasına hoş geldiniz. Paranız bolsa çok ama çok eğleneceksiniz. Ama kesin olan bir şey var ki, herkes sizi yolunacak kaz olarak görecek! Mutluluklar!

Güncelleme:
Gelen yorumlar üzerine birkaç şey daha yazdım, onları da buraya ekleyeyim ki arada kaybolup gitmesin.

Elbette iPad'in kendi hafızası MicroSD kartlardan daha performanslıdır, ama bunun için istenecek fark 100 TL olur, 125 TL olur. 245 TL'lik bir fark çok fazla. Kaldı ki Apple onca iPad satarken hafızayı ucuza getirmenin de bir yolunu bulmuştur mutlaka. Ekstra masrafı da yok. Apple bu hafızayı MicroSD kartlarda olduğu gibi ambalajlamıyor, gemilerle nakliye falan etmiyor.

Olaya tüketici gözüyle bakalım. Bir firma genişleme yuvaları kullanmayarak, kendine has formatlarda ısrar ederek sizi kendisine mecbur bırakıyor ve bu mecburiyetten faydalanıyor. Bu da eleştirilmeyi hak ediyor (ki bugüne kadar Apple’ın yaptığı iyi şeyleri bol bol anlattım, Android fanatiği falan değilim, herhangi bir şeyi körü körüne desteklemeye karşıyım).

Pazarlama politikaları yanlış kurgulanırsa eninde sonunda tüketicilerin dikkatini çeker ve ters teper. Yalınlık iyidir, Apple bunu iyi başarıyor. Ürünlerini isimlendirirken bile diğer firmalara göre ne kadar başarılı olduğunu yazmıştım daha önce. 16-32-64 GB seçenekleri de iyi, hoş. Ama bu aradaki fiyat farkı hiç hoş değil. Apple’ın sunduğu bu seçenekler aslında “müşterilerimiz için seçenek olsun” diye değil, daha fazlasına verecek parası olandan daha fazla para kazanmak üzerine kurgulanmış gibi duruyor.

iSuppli’a göre iPad 3’lerde kullanılan hafızanın 16 GB’ı ile 32 GB’ı arasındaki fiyat farkı 17 dolarmış.


Ayrıca Mobil Yazılar'da:
iPad Mini incelemesi

3 Şubat 2013 Pazar

iPad Mini: Kutudan çıkanlar

iPad Mini incelemesi yakında geliyor! Şimdilik kutudan çıkanları paylaşmak istedim. iPad Mini'nin kutusundan cihazın kendisi, şarj aleti, bilgisayara ve şarj aletine bağlamak için yeni Lightning Connector kablosu ve birkaç bilgi kartı çıkıyor.



Ben iPad Mini'nin en ucuz modeli olan iPad Mini 16 GB WiFi modelini aldım. Kimi mağazalarda uçuk fiyatlar görüyorum, tavsiyem 700-790 TL'den fazlasını vermemeniz yönünde.



iPad Mini'nin kurulumunu bilgisayara bağlamadan da yapabiliyorsunuz, ancak kablosuz internet bağlantısına ihtiyacınız var. Ekrandaki adımları takip ederek tüm bilgilerinizi girdikten sonra yazılım satın almaya bile başlayabilirsiniz.



iPad Mini ile ilgili en çok merak edilenlerden biri ekranın kalitesi. iPad Mini'nin ekranı gerçekten söylendiği kadar kötü mü? Yakında, iPad Mini incelemesinde birlikte değerlendirelim! O zamana kadar siz de yukarıdaki iPad Mini anketine katılabilirsiniz.

iOS işletim sistemli cihazlarla ilgili bir de site tavsiyesi vereyim: iPhoneTurkey.biz