E-kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
E-kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2013 Çarşamba

E-kitap nasıl olur da satar?

Kitaplar, dergiler, gazeteler ve bunların elektronik versiyonları ile uğraşan herkese bir açık mektup olsun:

1. Satılan her kağıt kitapla birlikte bir e-kitap verin. +1 TL karşılığında olabilir.

2. Eski, bulunmayan kitapları e-kitap formatında yeniden çıkartın. Hem biz aradığımız kitapları bulalım, hem de siz eski kitaplardan para kazanmaya devam edin.

3. Dergilerle anlaşın, abone olanlara eski sayıların elektronik versiyonlarını gönderin. Güncel sayıyı da gönderin bence, ama eminim kopyalanır falan diye yapmayacaksınız (Bu mantıkla gidecekseniz web sitenize de sağ tıklama koruması yapmanızı öneririm!)

+1 liraya şu kitapların e-kitap versiyonlarını satın alabilsem zevkten dört köşe olurdum. Satın almak istiyoruz, ama satmak isteyen yok!

4. E-kitapların içine reklam alın ve fiyatları düşürün. Bakın daha çok para kazanmak için reklam alın demiyorum. Fiyatları düşürmek için reklam alın.

5. Blog yazarları ile anlaşın, bloglarındaki en güzel yazıları e-kitap yapın, 1 TL’ye satın. E-kitap versiyonuna özel yazılar da ekleyebilirler. Hem blog yazarlarına çok az da olsa bir katkı olur, hem de sürekli size link verir, sizden bahsederler.

6. E-kitapları eksik üretmeyin. Resimleri, sayfa tasarımı eksik olmasın. E-ink’e uygun, çekici kapak tasarımları olan, sahip olmak isteyeceğimiz ürünler ortaya çıkartın.

7. Sayfa sayısı çok olan kitapların mutlaka e-kitap versiyonlarını çıkartın. E-kitapların en önemli avantajlarından biri taşımanız gereken yükü azaltmaları değil mi? O zaman bu avantajdan faydalanabileceğimiz kitaplar çıkarsanıza!

8. Akademisyenlere, öğrencilere ve kitapla işi olan herkese özel kampanyalar yapın. 

9. Popüler yazarlardan biri ile anlaşın, kitaplarından birini sadece e-kitap olarak çıkarsın. 

10. Kimi kitaplarda sadece e-kitap versiyonuna özel ek bölümler olsun.

11. E-kitap yazılımlarınızı geliştirin. iOS’da, Android’de okumayı keyifli hale getirin.

12. Kanaat önderlerine ücretsiz e-kitap okuyucu cihazlar ve e-kitaplar verin. Onların yazdığı kitaplar varsa anlaşıp e-kitap mağazanızda yayınlayın. Etrafta bu cihazlarla görülsünler biraz. Sosyal medyada kendi istekleri ile anlatsınlar. Dikkatinizi çekerim, bu kişilere e-kitaptan bahsetsinler diye para verin demiyorum. Sadece onların dikkatini e-kitaplara çekin. Gerisi kendiliğinden gelir.

13. E-kitap fiyatlarını düşürün. Fiziksel varlığı olan bir şeyin dijital versiyonunu satmaya çalışıyorsunuz. Gerçekten avantajlı bir fiyat vermezseniz satamazsınız.

14. Artı değer üretin. E-kitapların dijital olmasından faydalanabileceğimiz özellikler ekleyin. Şu anda normal vatandaş pek çok e-kitaba bakıp, “Neden elimle tutabileceğim, arkadaşıma verebileceğim, yıllar boyunca saklayabileceğim bir kitabı satın almak varken, e-kitap alayım ki” diyor.



15. Herkese kendi kitabını çıkarma fırsatını verin. 

16. İnsanları e-kitap okuyucularla tanıştırın. Pek çok kişi cihazların görüntü kalitesi hakkında fikir sahibi değil, e-ink anlatmakla da anlaşılacak gibi değil. Göstermeniz lazım. Üniversitelerde e-kitap günleri düzenleyin mesela.

17. Kitap satın alma ve cihazlara transfer etme sürecini mümkün olduğunca kolaylaştırın. Bakın Apple onca dijital içeriği nasıl satıyor? Bir de “mobil yazılım öldü bitti, devir internet devri” diyorlardı. Tek yaptığı satın alma sürecini inanılmaz derecede kolaylaştırmak oldu. İki kere tıkla, şifreni yaz, tamamdır, satın aldın. Kindle’ın başarısı da buna benziyor. Mobil Yazılar’da bunlardan çok bahsettim zaten, tekrarlamayacağım.

18. Kaliteli e-kitap okuyucular getirin ve bunları uygun fiyatlara satmanın bir yolunu bulun. Fiyatı düşüremiyorsanız yanında artı değer katacak bir şeyler verin. Kimse bir e-kitap okuyucuya 600 TL vermez. Tablet fiyatları ile karşılaştırır ve gidip tablet alırlar. Bir e-kitap okuyucunun fiyatı en fazla 199 TL olmalı. Ayrıca, dedim ya, kaliteli olmalı. En azından kullanırken sağı solu dökülmemeli, ya da ikide bir yazılım hatası çıkarmamalı. Kitaplar hata mesajı çıkartmaz.

19. Tekrarlayacağım: E-kitap fiyatlarını düşürün. E-kitap fiyatlarını düşürün. E-kitap fiyatlarını düşürün! Zaten e-kitap okuyucuya para verecek millet, bir de e-kitaplara basılı kitapla neredeyse aynı parayı vermesini bekliyorsunuz. Niye alıştığı düzenden vazgeçsin ki?

20. Farklı düşünün, inovasyon yapın ve eleştirileri ciddiye alın. “Türkler kitap okumuyor kardeşim” diye kestirip atmayın. İnsanlar bir şeyler okuyor, değil mi? Basılı kitaplar hâlâ satılıyor, değil mi? Şu yazıda verdiğim önerileri lütfen ciddi olarak değerlendirin. İdefix misiniz? Kitap Yurdu musunuz? D&R mısınız? Yeni bir projesi olan bir girişimci misiniz? Kim olduğunuz önemli değil. Tüketiciler olarak tek istediğimiz şu işi adam gibi yapan birilerinin olması. Türkçe kitapları dijital ortama düzgün bir şekilde taşıyın artık.

Satılan her kâğıt kitapla birlikte bir e-kitap verilmesi; baskısı olmayan, tükenmiş kitapların dijital olarak yeniden çıkartılması; blog yazarlarının yazılarından 1 TL’ye satılacak kitaplar üretilmesi; abonelere dergilerin elektronik versiyonlarının verilmesi; herkese kendi e-kitabını çıkarma fırsatı sunulması gibi hayallerin gerçekleştiğini şahsen görmeyi çok isterdim.

19 Ağustos 2012 Pazar

Asıl mesele: Kindle kitaplarımızın yerini alabilir mi?

Yazının birinci bölümünü okumak için tıklayınız.

Kitap sayfası gibi görüntü veren bir ekran. Küçük, hafif, ince bir cihaz. Uzun pil ömrü. Amazon Kindle kitaplarımızın yerini alabilir mi?



Kullanımı çok zor değil ama, arabirim yer yer kafa karıştırıcı olabiliyor. Kindle’ı kullanmak bir kitap kullanmak kadar kolay değil. Kitabı açar ve okursunuz. Kindle ise kullanıcı deneyimi bakımından bir kitap gibi değil, “dijital okuyucu” gibi. Arabirimde -bir kitapla karşılaştırıldığında- alışmanız gereken çok detay var. Örneğin sağ üst köşeye tıklarsanız sayfayı işaretliyorsunuz. Ama azıcık altına tıklarsanız menü ve diğer düğmeler görünür oluyor. Teknoloji ile arası iyi olmayan bir kişi -ki o kişiler de bu cihazın hedef kitlesi içerisinde bulunuyor- bu gibi detaylardan bunalabilir.

Kitaplara göre bazı artıları var: Bütün kitaplarınızın yanınızda olması (ve evde/çantada yer kaplamaması), kitap içinde ya da tüm kitaplar içinde arama yapabilme, içinde dâhili sözlüğün bulunması, fontu istediğiniz gibi değiştirebilme, kişisel dokümanlar, sesli okuma gibi. Ayrıca e-kitaplarda normal kitapların o kronik cilt ayrılması probleminin olmaması da harika bir şey.

Ama kitapların da başka artıları var: Kitapların pili bitmez. Kitaplar bozulmaz, düşünce kırılmaz, kendi kendine resetlenmez. Kitaplar ucuzdur. Arkadaşınıza ödünç verebilirsiniz. Sayfalara hızlıca göz atabilirsiniz. İki-üç kitabı yan yana açıp çalışabilirsiniz. Sayfa kenarlarına kaleminizle notlar alabilirsiniz. Normal kitap sayfaları e-ink gibi siyah-beyaza mahkûm değildir, renkli de olabilir. Ayrıca e-kitaplarda exlibris’ten, çeşit çeşit ayraçlardan eser yok.



Kişisel dokümanlar yükleyebilmenin kolaylığı, Kindle’ın en güzel yönü. Kindle’ın “Personal Documents” diye bir servisi var. Amazon Kindle hesabınızı açtıktan sonra online olarak istediğiniz dokümanı Kindle’ınıza gönderebiliyorsunuz. Benim için bu çok önemli: İnternette bulduğum onca şeyi gözüm yorulmadan okuyabiliyorum. Hem de Kindle’ımda beğendiğim makalelerden offline bir arşiv oluşuyor. Aynı zamanda Read-it-later ve benzeri servisler gibi kullanıyorum, eğer o anda okuyacak vaktim yoksa, Kindle’a gönderiyorum ve müsait olduğumda makale beni bekliyor.

PDF’ler ile pek iyi anlaşamıyor. “Bu cihazda PDF dokümanlarını, makaleleri okumak çok iyi olur” diye düşünüyorsanız, hiç düşünmeyin, tabletler PDF konusunda çok daha iyiler. Tabi okuyacağınız PDF’ler sadece yazıdan ibaretse Kindle formatına dönüştürerek okuyabilirsiniz.

Amazon size hizmet vermek zorunda değil. Normal kitaplar size aittir, bunu hissedersiniz. Peki ya e-kitaplar? Fotoğrafların elektronikleşmesiyle onlarca fotoğraf çekmeye başladık ve fotoğrafların değerini azalttık. E-kitaplar da aynı kaderi paylaşabilir mi? Bir kitabı onlarca, belki yüzlerce yıl saklayabilirsiniz. E-kitapları? Amazon ortadan kalktığında kitaplarınız ne olacak? Ya da bir gün Kindle’ın ek hizmetlerinden (doküman yükleme gibi) faydalanamazsanız? Amazon’un “sana kitap satmayacağız” demesi görülmedik şey değil.



Kindle’ın en büyük problemi: Kindle kitapları Türkiye’de satılmıyor. Yurt dışında yaşıyorsanız bir Kindle almak için çok önemli bir sebebiniz var: Geniş e-kitap arşivi. Ancak bu arşive Türkiye’den ulaşmak henüz mümkün değil. Idefix’in yaşadığı zorluklar ve okuma alışkanlığından uzak oluşumuz göz önüne alınırsa, yakın zamanda da Türkiye’de kitap satışına başlayacaklarını sanmıyorum. Kindle kendi formatı dışındaki kitapları açamıyor, dolayısıyla bir şekilde kitapları dönüştürmezseniz İdefix’ten alacağınız e-kitapları da Kindle’da açıp okumanız mümkün değil.

Tablet mi Kindle mı? Amaç “okumak” ise, kesinlikle Kindle. Ama diğer her şey için tabletler daha iyi. Kindle bana zamanında kullandığım siyah-beyaz ekranlı databankları ve PDA’ları hatırlatıyor. Keşke biraz daha fazla özelliği (örneğin bir not defteri programı) olsaydı da sürekli yanımda taşımak isteyebileceğim bir cihaz olsaydı diye düşünmeden edemiyorum.

Kindle mı, yoksa başka bir e-kitap okuyucu mu? Kindle’ın sınırlarını anlattım ama, bu sizi yanıltmasın, iyi yönleri de çok. Yazılımsal olarak sağlam, ekranı kaliteli, pil ömrü iyi, bir de Amazon’un ekstra servisleri var ki bu gerçekten artı değer katıyor. Fiyatı da uygun, eğer Amerika’dan alırsanız. Ben Kindle’dan şimdilik menunum, ancak diğer e-kitap okuyuculara, özellikle Sony’nin okuyucularına göz atmadan karar vermeyin derim.

Başlangıçta sorduğumuz soruyu cevaplayalım: Henüz değil! Kindle kitaplarınızın yerini henüz alamaz. Güzel bir dijital metin okuma cihazı, ama kitaplarınızı kütüphaneye bağışlayıp Kindle'a geçmek için henüz erken. Hem e-kitap formatının, hem e-kitap yayıncılarının, hem de e-kitap okuyucuların biraz daha gelişmesi, bir de Amazon'un Türkiye'ye açılması lazım.

İlerleyen haftalarda e-kitaplar üzerine yazmaya devam etmeyi düşünüyorum. Yeni yazılardan haberdar olmak için Mobil Yazılar'ı Twitter'da takip edebilirsiniz: https://twitter.com/mobilyazilar

İlgili linkler
Kindle Touch ile ilgili ipuçları
Kitaplar ve e-kitaplar üzerine
Türkiye E-kitabı sevdi (PocketPC.gen.tr) 

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Amazon Kindle Touch incelemesi

Amazon Kindle Touch dokunmatik ekranlı bir e-kitap okuyucu. Tabletlerin yaygınlaştığı bir dönemde e-kitap okuyuculara ihtiyaç var mı? Bakalım…



Dış görünüş ve ergonomi

Kindle Touch’ın ön yüzünde tek bir düğme var, o da diğer cihazlardan alışık olduğumuz home/ev/ana sayfa düğmesi. Doğrusu teknolojik görünümlü cihazları seven bir kişi olarak dokunmatik özelliği olmayan standart Kindle’ın (4. Nesil Kindle) görünümünü daha çok beğendiğimi itiraf etmeliyim. Hem daha güzel görünüyor, hem de daha hafif. Ancak ekstra özellikler ve dokunmatik ekranda not alma özelliği beni Kindle Touch’a yönlendirdi. Pişman değilim, ama ucuza bulursam öbüründen de bir tane almayı düşünüyorum.

"Kindle'ın klavyesiz olması onu teknolojik bir oyuncak gibi gözükmekten kurtarmış, kitaplara yaklaştırmış."

Gerçekdışı bir ekran

Bir e-kitap okuyucunun var olma sebebi ekranı olsa gerek. Kindle Touch’ın da en önemli özelliği ekranında. İlk kez bir e-kitap okuyucunun ekranına bakıyorsanız cihazın üzerinde ekranı korumak için yapıştırılmış bir plastik olduğunu düşünebilirsiniz. Diğer e-kitap okuyucularda da olduğu gibi, Amazon Kindle Touch’da da bir e-ink ekran var. Yani ekran kitap sayfası gibi okunaklı ve çok az enerji harcayan bir ekran. Aslına bakarsanız enerjiyi sadece görüntü değişirken harcıyor. Ekran LCD değil, bu da onun gözü yormayan bir ekran yapıyor.

"İlk kez bir e-kitap okuyucu görüyorsanız, ekrandaki şeyin gerçek bir görüntü olduğuna inanamayabilirsiniz."

Güneş ışığı altında diğer ekranlara göre kesinlikle çok daha okunaklı. Ekranda kendi yansımanızı değil, yazıları görüyorsunuz. Doğrudan güneş ışığı altında en kötü görünümü parlak kağıda basılmış bir kitap sayfası ile eşdeğer, yani güneş ışığı altında bile normal tabletlerden kat kat okunaklı.

Elbette böylesine sıradışı bir ekranın bazı “farklı” yönleri de var. Ekran aydınlatması olmadığı için, normal bir kitap gibi, ışık yoksa okuma da yok (Ancak bu engeli aşmayı sağlayabilecek GlowLight’lı versiyonunun çıkması bekleniyor). Ekran, tablet ekranları gibi renkli değil, makalelerdeki fotoğraflar siyah-beyaz bir gazetede basılı fotoğraflar gibi gözüküyor. Ayrıca ekran yavaş çalışıyor. Bir şeyler okurken, sayfaları çevirirken bu çok da problem olmuyor, ama web tarayıcısını kullanırken ya da PDF uzantılı dosyaları kaydırmaya çalışırken kendini hissettiriyor. Bununla birlikte Kindle Touch’ın e-kitap okuyucular arasında en hızlı ve en kaliteli ekranlardan birine sahip olduğunu belirteyim. Kötü değil yani; sadece, alışık olduğumuz ekranlardan daha farklı bir şekilde çalışıyor.



Dokunmatik ekran? Buna değer mi?

Kindle Touch, adı üstünde, dokunmatik bir cihaz. Dokunmatik teknolojisi biraz farklı, tabletlerdeki gibi ekranın önünde dokunmatik bir katman yok. Dolayısıyla görüntü kalitesinde düşme yok. Ayrıca ekran tabletlere göre daha geç tepki verse de yazı yazarken hiçbir problem yaşamadım. Tablette yazacağım hızda notlar aldım ve tıkladığım bütün karakterleri algıladı.

Tabletlere alıştığımız bir dünyada dokunmatik olmayan Kindle modelleri biraz eski moda gelebilir. Hatta klavyesiz ve dokunmatik ekransız “4. nesil Kindle” modelinde not alma deneyimi 90’ların databanklarını akla getiriyor. Ama Kindle serisinin özellikleri ve kulanım alanlarını düşününce klavyesinde yazı yazmak dışında dokunmatik ekrana çok da ihtiyacınız olacağını sanmıyorum. Menülere falan dokunabiliyorsunuz ama, ha dokunmuşsunuz, ha tuşları kullanarak seçmişsiniz, fark etmiyor.

Eğer sadece okuyacaksanız, dokunmatik ekrana ihtiyacınız yok. Boşuna ağırlık taşıyacağınıza 4. nesil Kindle’ı düşünün. Ama notlar da alacaksanız… bu da bizi bir sonraki başlığa götürüyor:



Kindle Touch dokunmatik ekrandan yeterince faydalanamıyor!

Dokunmatik ekran klavye konusunda rahatlık sağlıyor. Hem önceki modellerdeki fiziksel klavyenin kitap gibi gözükmesi gereken bir cihazda sebep olduğu görüntü kirliliğinin önüne geçiliyor, hem de cihaz küçülüp hafifleşiyor. Ama Kindle Touch, dokunmatik olmasının artılarından yeterince faydalanamıyor! Örneğin not alma özelliği sadece kitaplardaki metinler üzerinde çalışıyor. Bir metni seçip “not ekle” diyorsunuz, ekleniyor. Bunun dışında bir not defteri uygulaması yok. Bence bu ciddi bir eksiklik. Diğer bazı e-kitap okuyucular gibi kalem ya da parmak ile sayfalara çizim yapmak mümkün değil. Dokunmatik özelliğinden faydalanan ekstra bir uygulama, bir oyun vs. yok. Aslında büyük bir potansiyeli var, ama bunu değerlendirmiyor.

Pil ömrü: Android telefonunuz utansın!

Cihazın pil ömrü WiFi özelliğini açık bırakıp bırakmamanıza göre ciddi şekilde fark ediyor. WiFi özelliğini açık bırakırsanız güncellemeleri ve yeni dokümanlarınızı otomatik olarak indiriyor, ancak pil ömrünü birkaç güne iniyor. Ben dokümanlarımı indirmek için WiFi özelliğini kısa süreli açıp kapatmayı seçiyorum. WiFi kapalı olduğu ve ses/MP3 özelliklerini kullanmadığınız sürece günlerce, haftalarca kullanmak mümkün. Şarj etmek için ise bir adaptörü bulunmuyor, micro USB kablosu ile bilgisayarınıza bağlayarak şarj ediyorsunuz.

Metin okuma ve MP3 özellikleri

Kindle Touch’ın dâhili hoparlörleri ile ya da bir kulaklık kullanarak ses ve müzik dinlemek mümkün. Sesten kastım, İngilizce metin okuma özelliği. Ben pek işe yarar bulmadım, zira okuma kalitesi çok iyi değil, ses fazla mekanik. Ayrıca cihaza USB bağlantısı ile yüklediğiniz MP3’leri de dinleyebiliyorsunuz. Kitap okurken arkada müzik çalmasını isteyenler ya da sesli kitapları dinlemek isteyenler için faydalı olabilecek bir özellik. Cihazın MP3 ve dokümanları depolamak için 4 GB hafızası var ama MicroSD kart yuvası yok.



Genel yazılımsal özellikler

Kindle Touch bol özellikli e-kitap okuyuculardan biri. Neler yapabilirsiniz?
  • Kitaplarınızı klasörlere ayırabilirsiniz (Collections).
  • Kitaplarınız içinde arama yapabilirsiniz.
  • Beğendiğiniz sayfaları ve metinleri işaretleyebilir, notlar ekleyebilirsiniz. Bu notlarınız içinde arama yapabilir ya da intenette paylaşabilirsiniz.
  • İçinde bulunan İngilizce-İngilizce sözlük sayesinde kelimelerin anlamlarına bakabilirsiniz. Ne yazık ki Türkçe seçeneği yok.
  • Metinleri İngilizce olarak dinleyebilirsiniz. Kitap okurken müzik dinleyebilirsiniz.
  • Metin boyunu değiştirebilirsiniz. Yatay ya da dikey görünümlerden birini seçebilirsiniz.
  • Wikipedia’da arama yapabilirsiniz.
  • Cihaz arasıra yazılım güncellemelerini kendi kendine çekip yeni özellikler ekliyor.
  • İnternete bağlanabilirsiniz. Çok büyük bir beklentiniz olmasın ama. Özellikle her tür WiFi ağına bağlanamadığını belirteyim (Ben işyerimde bağlanamıyorum).
  • Cihazın içinden Kindle Store’da arama yapıp kitap satın alma özelliği var ama Türkiye’de çalışmıyor.
  • Amazon hesabı oluşturduktan sonra beğendiğiniz yazıları Kindle’ınıza gönderebilirsiniz. Türkiye’de Kindle kitapları satın alınamadığı için şimdilik Kindle’ın en faydalı yönü bu.

Bol özellik dedim ama, yine de eklenebilecek çokça özellik var. Sanki bir şeyler eksikmiş, biraz daha çaba sarf etseler çok daha iyi bir cihaz ortaya çıkacakmış gibi bir his bıraktı bende.



"Türkiye'de Kindle kitapları satılmıyor, cihaz Kindle formatından başka formatı da desteklemiyor."

Bir de ne yapamadığınızı yazayım: Türkiye’de Kindle kitapları satmıyorlar. Cihaz Kindle formatından başka formatı da desteklemiyor. Yani o koskoca Amazon e-kitap kütüphanesi hiçbir işinize yaramıyor! Yine de Kindle işe yaramaz bir alet değil. Ben uzun metinleri, internetten indirdiğim makaleleri ve benzeri şeyleri Amazon’un Personal Documents servisini kullanarak Kindle’dan okuyorum. Kindle ile tabletim arasında gidip geldikçe, normal ekranlardan okumanın ne kadar zor olduğunu fark ediyorum. Bu ekran ve Amazon Personal Documents hizmeti sayesinde Kindle Touch’ı keyifle kullanıyorum.

Yazının ikinci bölümü için buraya tıklayınız.

İlgili linkler
Kindle Touch ile ilgili ipuçları
Kitaplar ve e-kitaplar üzerine

9 Haziran 2012 Cumartesi

PDF dosyalarını Kindle formatına dönüştürmek

Kindle PDF dosyalarını açabiliyor ama, reflow özelliği yok. Dolayısıyla iki sütunlu olmayan PDF’leri okumak biraz zor olabiliyor. Ancak PDF dosyalarını Kindle formatına dönüştürüp okumak için gizli bir özellik var.

Dosyayı kendinize (Kindle adresinize) e-posta atarken mesaj başlığına “convert” yazarsanız, biraz karakter hataları çıkarsa da, PDF dosyalarını normal Kindle içeriğini gibi görüntüleyebiliyorsunuz.



Bir diğer seçenek de Calibre programını kullanmak. Calibre daha iyi sonuç veriyor ama programın kullanımına alışmak biraz zaman alabilir.

Kindle ile ilgili tüm yazılar:
http://mobilyazilar.blogspot.com/search/label/Kindle

2 Haziran 2012 Cumartesi

Kindle’a PDF’leri ve Word dosyalarını göndermek

Kindle sadece bir kitap okuyucu değil. Kendinize ait dokümanları da Kindle’a gönderip okuyabilirsiniz. Bunun üç farklı yolu var.

Amazon Kindle Touch E-Book Reader

PDF dosyalarını Kindle’a USB kablosu ile yükleyebilirsiniz. Ancak Word dosyaları bu şekilde çalışmıyor.

Dosyaları Kindle adresinize e-posta ile de gönderebilirsiniz. Kindle adresiniz yok mu? O zaman öncelikle kendinize bir Kindle hesabı açıp @kindle.com uzantılı e-posta adresinizi belirleyin. Ardından Kindle hesabı açarken kullandığınız e-posta adresinden Kindle adresinize dosyaları e-posta atın. Kindle cihazınızın WiFi özelliğini açmayı unutmayın. Birkaç dakika içinde dosyalar Kindle’ınıza yüklenecektir.

Daha iyi bir yol ise, Amazon’un Send to Kindle isimli programını bilgisayarınıza yüklemek. Böylece dosyalara sağ tıklayıp açılan menüden “Send to Kindle” seçeneğine tıklayarak cihazınıza gönderebilirsiniz. Dosyalar WiFi üzerinden Kindle’ınıza gelecektir.

Keyifli okumalar!

İlgili linkler:
Send to Kindle: http://www.amazon.com/gp/feature.html/?docId=1000719931

Bu konudaki diğer bir yazı:
Yazıları FireFox’tan Kindle’ınıza göndermek

Kindle ile ilgili tüm yazılar:
http://mobilyazilar.blogspot.com/search/label/Kindle

25 Mayıs 2012 Cuma

Yazıları Android’den Kindle’a göndermek

Android tabletiniz ya da telefonununuz her ne kadar yüksek çözünürlüklü, kaliteli ekranlara sahip olsalar da, uzun süreli okumalarda gözünüz yoruluyorsa, internet sayfalarını Kindle’a göndermek için seçenekleriniz var.

Amazon Kindle Touch ve HTC Flyer Tablet

Öncelikle, kendinize bir Kindle hesabı açmadıysanız, hesap açıp @kindle.com uzantılı e-posta adresinizi belirleyin.

Eğer DroidtoReader programını kullanmak isterseniz, SendtoReader.com’dan da bir hesap açmanız, siteye Kindle hesabınızı tanıtmanız, hesap bilgilerinizi de Android cihazınıza girmeniz gerekiyor. Ardından da Amazon hesabınıza girip kindle@sendtoreader.com adresini hesabınıza doküman göndermeye izinli adresler listesine eklemelisiniz (Amazon hesabınızın Personal Document Settings bölümünden ekleniyor).

Eğer Send to Kindle programını kullanmak isterseniz gerekli bütün ayarları Android cihazınızın üstünden yapabiliyorsunuz. Tek sorun bu programın yazılardaki resimleri yok ediyor olması.

Bir kez ayarları yaptıktan sonra her iki programın kullanım şekli de aynı: Android’de kullanıdığınız internet tarayıcının “paylaş” bölümüne girip programın adına tıklıyorsunuz. Keyifli okumalar!

Bu konudaki diğer bir yazı:  Yazıları FireFox’tan Kindle’ınıza göndermek

20 Mayıs 2012 Pazar

Yazıları FireFox’tan Kindle’ınıza göndermek

İnternette dolaşırken beğendiniz bir yazıyı Kindle’a gönderip e-ink rahatlığında okumaya devam etmek ister misiniz? Bunun için bir eklenti var.

Öncelikle, kendinize bir Kindle hesabı açmadıysanız, hesap açıp @kindle.com uzantılı e-posta adresinizi belirleyin. Daha sonra kindle@fivefilters.org adresini hesabınıza doküman göndermeye izinli adresler listesine ekleyin (Amazon hesabınızın Personal Document Settings bölümünden ekleniyor).

Amazon Kindle ipuçları

Aşağıdaki linki takip ederek FireFox’unuza KindleIt eklentisini yükleyin. Beğendiniz bir yazı ile karşılaştığınızda FireFox araç çubuğunun en sağında çıkan düğmesine basın, Kindle adresinizi girin ve yazıyı kendinize gönderin. Keyifli okumalar!



İlgili linkler:
https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/kindle-it/



17 Ekim 2011 Pazartesi

İçindeki Android'i dışarı çıkar

Artık Android işletim sistemi Windows CE'nin yerini aldı diyebiliriz herhalde. İşletim sistemine sahip olması gereken, ancak telefon olmayan pek çok cihaz Android yüklü gelmeye başladı. Birkaç arabirim numarası ile arka plandaki Android'i gizlemeniz yeterli. Ancak geek'ler cihazların içindeki Android'i ortaya çıkarmayı iyi biliyorlar. Sony'nin dokunmatik ekranlı "PRS-T1" e-kitap okuyucusunun da içinde Android gizliymiş:



Siyah-beyaz ekranlar bana ayrı bir çekici geliyorlar, nedendir bilmem.

Android ile ilgili diğer yazılar

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Android üzerinde İdefix e-kitap okuyucusu: Kitaplık

İdefix ülkemizde e-kitap satışına başlayan ilk firma. Önceleri satın aldığınız e-kitapları sadece e-kitap okuyucu cihazlarda ve bilgisayarınızda okuyabiliyordunuz. Neyse ki İdefix çalışmaktan vazgeçmedi ve iPhone, iPad ve Android üzerinde çalışan Kitaplık isimli programı geliştirdi. Kitaplık basit bir program aslında. Kitaplarınızın listelendiği bir ana sayfa, kitap satın alabileceğiniz bir bölüm ve satın aldığınız kitapları okuyabileceğiniz bir bölüm bulunuyor bu programda. Sayfaları sağa-sola kaydırarak çevirebilir, ayraçlar ekleyebilir, içindekiler tablosundan istediğiniz bölüme gidebilir, metni büyütüp küçültebilirsiniz. Diğer e-kitap okuyucu yazılımlarla karşılaştırıldığında çok fazla özelliği olmayabilir, yine de temel gereksinimleri karşılıyor.

İdefix Kitaplık: Android için e-kitap / e-book okuyucu
Kitaplık programında ilk satın aldığım kitabı açtığımda hoş bir süprizle karşılaştım doğrusu. Aylar öncesinde ilk satın aldığım e-kitabı bilgisayarımda açtığımda içinden resimler, şekiller, vurgular (bold ve italik yazılar) çıkmamıştı. Yazar "şekilde görüldüğü gibi" dediği anda kitap işlevsiz hale geliyordu, çünkü şekil falan yoktu ortada. Bundan sonra da uzun süre e-kitap almadım İdefix'ten. Kitaplık programı ile aynı kitabı yeniden indirdiğimde şekilleri görmek beni sevindirdi, çünkü bu İdefix'in gelişme kaydettiğini gösteriyor. Hatta yeni bir güncelleme ile HTC Flyer'da karşılaştığım bir hatayı da düzeltmişler, yani artık bu programı gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim sizlere.

Kitaplık programını aşağıdaki linkleri takip ederek ya da Android Market'te aratarak indirebilirsiniz. İdefix ve e-kitaplarla ilgili bazı problemler ve yazmak istediğim birkaç şey daha var, onları da ilerleyen günlerde sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.

İlgili linkler
İdefix e-kitap sayfası
İdefix Kitaplık programı
Kitaplar ve e-kitaplar üzerine
Diğer Android programları

29 Haziran 2010 Salı

Eğer böyle olacaksa e-kitaplar, idefix, uğraşma boşuna!

Güncelleme: İdefix yeni sürümlerde yazıda bahsi geçen hatayı düzeltmiş sanırım. En azından mobil versiyonunda resimler görülebiliyor. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Mobil teknolojiye olan tutkumu, gereksiz ağırlık taşımaktan hoşlanmadığımı, 1.5 kg ağırlığı olan netbook'a "netbook" demediğimi, kitap taşımaktan hoşlanmadığım için aldığım kitapların bazılarını taradığımı ve mobil cihazlarımdan okuduğumu Mobil Yazılar'a arada bir bakanlar bile bilirler.

"E-kitap devri gelsin artık!" dediğimi de bilirler Mobil Yazılar okuyucuları. Geldi de, ama ben ilk aldığım kitapla son derece hayal kırıklığına uğramış durumdayım. Böyle geleceklerse gelmesinler daha iyi.

Aslında bugün e-kitaplarla ilgili daha genel şeylerden, e-kitapların yaygınlaşması ve kullanımlarının kolaylaşması için yapılabilecek şeylerden bahsedecektim. idefix'in çabalarını gerçekten takdir ediyorum, Adobe Digital Editions programının yazı tipi bile değiştiremiyor olmasında onların suçu yok elbette. Ama aldığım ilk e-kitabın basılı versiyonunun elektronik versiyonundan çok daha "çekici" olması; elektronik versiyonun "düz yazı" haline gelmiş olması gerçekten ümitlerimi soldurdu. Ne bir gri tonlama, ne göze hoş gelen bir tasarım ögesi; kitabın içindeki resimler, hatta kalın ve eğik yazılar bile yok! Bu yüzden mi ucuzdu yani e-kitaplar?

















E-kitaplar zaten normal kitaplara göre 3-0 yenik başlıyor yarışa, biraz da Adobe, idefix ve yayınevleri mahfetsin durumu, belki Apple gelip çözer sorunu!

Konu ile ilgili yeni bir yazıya göz atmak için: http://mobilyazilar.blogspot.com/2011/08/android-uzerinde-idefix-e-kitap.html

11 Aralık 2009 Cuma

Kitaplar ve e-kitaplar üzerine

Kitaplar, kitaplar, büyük kitaplar, küçük kitaplar, kalın kitaplar, ince kitaplar... Her biri ayrı bir kişiliğe sahip kitaplar. Elinize aldığınızda 50 yıl öncesini hissedebildiğiniz, sadece o eski görünüşüne, hizasız karakterlerine bakması zevk veren kitaplar.

Elektronik kitaplar muhtemelen basılı bir kitabın yaşattığı duyguların yanına bile yaklaşamayacak. Çünkü elektronik kitapların aksine basılı, elle tutulur bir kitap, diğer tüm kitaplardan ayrıdır, fiziksel olarak var olmaktadır ve kendi kişiliği vardır. Birden fazla duyuya hitap eder kitaplar; yazılarını, resimlerini görür; kapağına, kağıdına dokunur; sayfaların sesini duyar ve kimi zaman da o kağıt kokusunu hissedersiniz -bir tek kitabın tadına bakmak kalıyor ki bunun önceki hisler gibi iyi olacağını garanti edemeyeceğim. Her kitabın ayrı bir kişiliği olmasındaki güzellik, her birinin bu dört duyuya farklı şekilerde hitap etmesidir. Kapağı yumuşacık olan bir kitap daha ilk dokunuşta güzel hisler uyandırır sizde. Her kitabın ayrı bir yazı tipi, sayfa düzeni, her birinin ayrı bir kağıt seçimi vardır. Kimisi "Kendini beğenmiş kitap"tır, gereksiz yere en parlak kağıda basılmıştır. Kimisinin kağıdı hafif sarımsı renktedir, gün ışığı gibi samimi bir sarı. Kimisi de bulutlu günlerdeki ya da florasan lamba ile aydınlanmış odalardaki gibi soğuk beyaz sayfalara sahiptir. Kitapların kokusu da farklı farklıdır, eski kitabı kokusundan anlayabilirsiniz örneğin.

Fotoğraf: lilahpops. Creative commons lisansı ile kullanılmaktadır.

E-kitaplar ise pek çok duygudan yoksunlar. Elektronik yazı okuma cihazının her çeşidi, ister E-Kitap okuyucular olsun, ister telefonlar, kitabın kişiliğini öldürmekteler. Bir kitap ne diğer nesnelerden ayrı, ne de dokunulabilir bir şey artık. Çünkü dokunduğumuz kitap değil, bir cihaz. Birden fazlası bir arada olunca ve kişiliğini bu denli kaybedince, okuduğumuz şey de kitap değil aslında, sadece "uzun yazı". Bir kitabı diğerinden ayırmak için kalan tek şey görsel ögeler. Mobil Yazılar.

Bir kitaba "Benim" de diyemeyiz artık, zira ilk sayfasına ismimizi yazamayız; diyelim ki not alma özelliği var, yazabildik, ne fark eder? Kitap, sıradan bir yazıya dönüşmüş nasıl olsa.

Basılı kitaplar başka işlere de yararlar. Kütüphanemiz vardır evimizde ya da iş yerimizde, içindeki kitaplarımız, ya da kitapların çokluğu ne kadar kültürlü olduğunuzu gösterir -aklımız sıra. Kitaplardan ve "nesnelerden" vazgeçemeyişimizin bir nedeni de bu olsa gerek: Gösteriş merakımız, dış görüşe bu kadar önem vermemiz. Öyle değil mi ama? Metroda kitap okuyan birini görseniz, ne güzel, vaktini değerlendiriyor dersiniz. Ama telefonu ile ilgilenen birisi muhtemelen "oyun oynuyor"dur, onun da kitap okuyor olabileceği aklımıza gelmez. Benzer şekilde, yazılıma değer vermeyiz, çünkü dokunamıyoruz.

Fotoğraf: justmakeit. Creative commons lisansı ile kullanılmaktadır.

Ancak artık zamanı geldi, artık e-kitap devrimi gerçekleşmeli. Bir dönüp bakın birkaç yıl öncesine, ne kadar yol geldik değil mi? İnternet ile ilgili eski kitaplarda, "Göndereceğiniz e-posta mesajını önceden yazıp öyle bağlanın internete ki, faturanız yüksek gelmesin" yazardı. İnternet sayfalarının iki farklı versiyonu olurdu, "hızlı" bağlananlar için resimli, yavaş bağlananlar için sadece yazıdan oluşan sayfalar. Daha hızlı bağlanabilmek için bilgisayara iki modem takıp iki ayrı telefon hattını bir bilgisayara bağlamak gibi acayip şeyler yapanlar olurdu. Öğrencilerin cep telefonu sahibi olması "gereksiz" idi, tatil için gittiği otelde dizüstü bilgisayarını kullananlar hakkında "otelin muhasebecisiymiş" diye dedikodular çıkardı. Nokia'nın "Bilim ve Teknik" dergisinde yayınlanan cep telefonu konseptleri "olacak iş değil" di. Herhangi bir yerde dizüstü bilgisayarınızdan internete bağlanmak bilim kurgu sayılırdı. Bilgisayar animasyonları ile ilgilenenler tek tük bulabildikleri videoların linklerini paylaşırdı, hatta "komik video" CD'lerde verilen birşeydi. Akademik çalışmalar için veritabanı falan yoktu, üniversite üniversite, kütüphane kütüphane gezmek gerekiyordu. Bu yazı Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır.

Hepsi gerçekleşti, hayallerimizin ötesindekiler bile. Şimdi sırada e-kitap devrimi var. Amerika'da Kindle ile hız kazansa da hala devrimin d'si bile gerçekleşmiş değil. Çünkü kitapların duygusallığı ile e-kitapların işlevselliği çatışma içinde. Hatta o işlevsellikte bile yetersizlikler söz konusu. Koskoca bir kütüphaneyi yanınızda taşıyabilmek, kitaplar içinde arama yapabilmek, kitapçıya gitmeden, mobil internet bağlantısı ile kitap alabilmek, hatta artık basımı yapılmayan kitaplara ulaşabilmek, muhteşem şeyler. Ama hala bir kitabın kullanım modelinden uzakta olduğumuz noktalar da var. Kitap üzerine notlar almak, sayfalara hızlıca göz gezdirebilmek, bir sürü kitabı masamıza yayıp bir ondan bir bundan okuyarak çalışmak gibi şeyler ya zayıf kalıyor ya da hiç yapılamıyor. Elbette bir de kitabın kişiliği kalmıyor. Allah aşkına, e-kitap okuyucular kitap şeklinde bile değil.

Basılı kitapların yok olmasını istemiyorum asla, ancak artık dünyadaki her kitabın dijital versiyonunun da satın alınabilir olmasının zamanı geldi. E-kitapların okuyucular tarafından yaygın kabulü için de e-kitap okuyucuların eksiklerinin bir an önce giderilmesi gerekiyor. Kitabı elektronikleştirirken özünü mümkün olduğunca korursak daha rahat gerçekleşir bu devrim diye düşünüyorum.

Güncelleme: E-kitaplar ve Kindle üzerine daha fazla yazıya ulaşmak için buraya tıklayınız.

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.