Web OS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Web OS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2013 Cuma

Apple iOS 7’deki yenilikleri Android’den mi kopyalamış?

iPhone, iPad ve iPod Touch’ın yeni işletim sistemi iOS 7, Apple’ın uzun süredir yaptığı en köklü değişikliklere sahip. Hem görsel yönden, hem de uygulamaların işleyişi bakımından pek çok değişiklik var. Peki Apple bu fikirler için nereden ilham almış? Android’i mi kopyalamış? Yoksa Windows Phone 8’i mi?

iOS hayranları kopyalama iddialarını kabul etmeyecektir herhalde. Android fanatikleri ise hararetle kopyacı olmakla suçlayacaktır Apple’ı. Windows Phone 8 ekran görüntüleri ile de karşılaştırmalar yapılıyor bloglarda.

Ben bu tartışmada taraf olmayacağım ama, birkaç görüşümü paylaşmak istiyorum. Öncelikle, iPhone’dan önce mobil işletim sistemlerinin arabirimleri nasıldı, onu bir görelim:



Hatırlar mısınız bilmem ama, iPhone kullanıcı deneyimi ile bizi büyülemişti, çünkü o güne kadar mobil işletim sistemlerinde yanlış yapılan her şeyi yeniden düşünüp daha insancıl hale getirmişlerdi. Elbette hepsi bir anda olmadı, ama yavaş yavaş eksikler kapandı. iPhone sonrasında “modern mobil işletim sistemleri” kategorisine giren her işletim sistemi Apple’ın çabalarından ilham aldı.



Apple almadı mı o sihirli ilhamlardan? Elbette aldı, öncelikle yıllar önce ürettiği Apple Newton MessagePad'den ilham aldı. Ardından Palm OS’in temelinde yatan kullanım kolaylığı felsefesinden ilham aldı, onu günümüze uyarladı. Konfabulator isimli modern masaüstü widget’larının babası olan yazılımdan da yararlandı. iPhone dışındaki ürünlerde bile Braun’un Dieter Rams imzalı ürünlerinden ne kadar etkilendiği ortada zaten. Daha sonra yine bir Palm ürünü olan WebOS’den etkilendi. WebOS kendi başına başarılı olamamış olsa da Apple’ı yenilik yapmaya zorlayan önemli bir oyuncuydu (WebOS’den hâlâ da etkileniyor, iOS 7’deki multitasking ekranı WebOS’in cards ekranının neredeyse aynısı!). Daha sonra da elbette Android’den etkilendi, buna şüphe yok, ama bence Android bu kadarını Apple’a borçluydu! Çünkü nasıl iOS, “Zen of Palm” felsefesini takip ettiyse, Android de iOS’in mobil işletim sistemlerine getirdiği modern yaklaşımı takip etti. iPhone öncesinde fotoğraflarımız arasında parmağımızla kaydırarak gezinme fikri kaçımızın aklına gelirdi? Şimdilerde bu özelliği olmayan telefona akıllı demiyorlar!

İşin acı tarafı ne biliyor musunuz? Büyük firmaların kopyaladığı küçük firmalar genellikle tarih oluyorlar.

İlgili linkler
Apple tasarımları, Braun tasarımları
WebOS’in cards ekranı (mutlaka görmelisiniz)
Neonode N1m
iOS 7 - Android benzerlikleri
iOS 7 kimlerden ilham almış?

23 Ağustos 2011 Salı

HP TouchPad almanın tam sırası!

"HP WebOS ölüyor diye yazdın, şimdi bu da ne anlama geliyor?" diye düşünebilirsiniz. Hemen açıklayalım: HP TouchPad Amerika'da 99 dolara satılmaya başlanmış. Yani HP, satamadığı, satmak için de çok uğraşmadığı WebOS işletim sistemli tabletlerini elden çıkartmak için inanılmaz bir indirim yapmış durumda. 499 dolarlık bir HP TouchPad kötü bir tercih olabilir, ama 99 dolarlık bir HP TouchPad harika bir tercih olacaktır. İnternete girer, kitap okur, film seyreder, YouTube videoları izlersiniz. Hiç bir işinize yaramazsa ev tableti yaparsınız. Mutfakta yemek tariflerine bakmak için kullanırsınız. Ciddiyim, eğer Amerika'dan gelecek bir arkadaşınız varsa mutlaka bir TouchPad sipariş edin. GittiGidiyor gibi sitelerden alacaksanız da en fazla 150-200 dolar arası verip alın, daha fazlasını isteyenden almayın.

Tamam, çok fazla programı yok, geleceği de belirsiz ama, 99 dolara böyle tablet nerede görülmüş? Kaçırmamak lazım.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Nedir şu Palm'ın çektiği?

Palm, bir zamanların muhteşem firması. Bir zamanlar tüm teknoloji tutkunları bir Palm sahibi olmak isterdi. Bir zamanlar Palm kelimesi cep bilgisayarlarını tanımlamak için kullanılan jenerik kelime olmuştu. Aynı Selpak gibi! Bir zamanlar Palm inovasyondan inovasyona koşan "cool" firma idi. Özellikle Palm V modeli, pek de "teknolojik" olmayan kişilerin bile elindeydi. IBM ve Sony dâhil pek çok firma Palm OS işletim sistemi ile çalışan cihazlar üretmek için birbiri ile yarışıyordu. Her şey muhteşem görünüyordu. Sonra ne oldu?


Üst üste pek çok hata yapıldı. Firma sürekli el değiştirdi, sürekli ayrılmalar ve birleşmeler yaşandı. İşletim sistemini -ve daha sonra meşhur Treo akıllı telefonları- geliştiren ekip Palm'dan uzaklaştırıldı. Bu ekip Handspring firmasını kurdu, bir süre sonra Palm, Handspring’i satın aldı. Palm ikiye bölündü, PalmOne ve PalmSource isimli ayrı şirketlere dönüştürüldü. Sıradan kullanıcı PalmOne ile PalmSource arasındaki farkı neredeyse hiç anlayamadı. Umurunda da değildi, hatta olmamalıydı zaten, ikisi de bir idi ve ismi Palm idi onun için. PalmSource Palm OS'un yenisini geliştirmek için aylarca, yıllarca uğraştı. Bu yüzden bir sürü vakit kaybedildi. Sonunda ortaya çıkan şeyi kimse istemedi. Giderek azalan sayıda Palm OS tabanlı cihaz üreticisi Palm OS 5'i yamalı bohçaya çevirdi. Bu sırada Palm OS üzerindeki kronik sorunlar düzelmiyor, akıllanan "dumbphone"ların ve Windows Mobile gibi rakiplerin baskısı giderek daha fazla hissediliyor, piyasaya çıkan her yeni cihazla sorunlar artıyordu. Stabilite sorunları kullanıcıları kaçırırken, fragmentasyon da yazılım geliştiricileri platformdan soğutuyordu. Bir sürü para ödeyip isim hakkını geri alan Palm, biraz kendini rakipsiz sanmaktan, biraz da Palm OS'un yetersizliği dolayısıyla çaresizlikten, kullanıcıların isteklerine cevap verecek donanım üretmiyordu. Örneğin inatla WiFi eklemediler bazı cihazlara. Sanki tek rakipleri kendi ürünleriymiş gibi, modeller arası suni farklılıklar ürettiler. Birinde ses kaydı özelliği varken diğerinde yoktu; ses kaydı olmayanda hızlı bir hafıza çipi varken, olanda yavaş bir disk vardı; hatta işleri daha da berbat etmek istercesine, kiminde WiFi var, kiminde yoktu. Yani en iyisini almak isteyene, "flagship" araya hitap eden hiçbir cihaz yoktu. Palm OS ile güç kaybettiklerini düşünerek Windows Mobile ile şanslarını denediler bir süre, ancak bence dikkatlerini daha da dağıtmaktan öteye gidemediler. Hatta bir ara Foleo isimli bir "akıllı telefon yardımcısı" geliştirdiler. Güya Palm'ın devrimsel projesiydi bu. Linux tabanlı bir işletim sistemi geliştirdiler, bugünkü netbooklara benzeyen bir cihaz ürettiler.Tam piyasaya çıkaracaklardı ki, netbook devriminin geldiğini ve Foleo’nun şansının olmadığını görüp üretilmiş, kutularda bekleyen cihazları piyasaya sürmekten vazgeçtiler. Sonunda tonlarca yatırımcı desteği, Apple'dan transfer isimler ve yepyeni bir işletim sistemi ile çıkageldiler: Palm Web OS ve Palm Pre ile geldiler. Ama çok geç geldiler. Apple, Palm kullanıcılarını çoktan fethetmişti. Onca emek ve yatırım desteği sonrasında Apple'ı kısa bir süreliğine yenilik yapmaya zorlamaktan öteye gidemediler. Jon Rubenstein liderliğindeki Palm HP'ye satıldı. Palm bir "departman" oldu. Önce Palm ismi korunacak denildi. Sonra Palm markası yok edildi. Apple kopyası olmak için çok uğraş verdi HP yönetimindeki Palm departmanı, gitti bir tablet çıkardı. Android tabletlerin hiç değilse biraz farkı vardı iPad'den, HP TouchPad'in farkı neydi? Piyasada ikinci pozisyondakiler zor ayakta dururken, üçüncüye (hatta dördüncüye) yer var mıydı? Enerjilerini bu dünyaya yeni bir tablet daha getirmeye harcayacaklarına, keşke Web OS'i farklılaştırmak ve yaygınlaştırmak üzerine çalışsalardı. Mesela Palm Pre neden Türkiye'ye gelemedi bir türlü? Palm markası halen biraz daha akıllardayken, neden unutulmasına göz yumuldu?

Şimdi HP, Web OS tabanlı cihazlar, yani telefonlar ve tabletler üretmeyeceğini, ancak Web OS'i diğer firmalara lisanslayacağını duyuruyor. İnansak mı? HP'nin bu niyetini samimi kabul edip, işletim sistemini popülerleştirmek istiyor diye düşünsek bile, pek çok teknoloji yazarının dediği gibi, kim ister ki Web OS'i? Üreticisinin bile kaçtığı, batan bir platformu kim ister? Koskoca HP, Web OS tabanlı cihazları satamıyorsa, yine aynı HP, Web OS lisansını hangi üreticiye para ile satabilir ki? Belki Symbian tarihinde olduğu gibi bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda üreticiden birer tane cihaz çıkar. Keşke daha fazlası çıksa. Ama cidden, insanların gözü iPad'den başka tablet görmezken, kim bakar Web OS'li tabletlerin yüzüne? İşin acı tarafı, HP sizce daha ne kadar destek verir ki Web OS'e, daha ne kadar geliştirir ki işletim sistemini? Güvenilmez, geleceği belirsiz bir işletim sistemini ne üretici ister ne de tüketici.

Palm logoları, HP ve Palm'ın sonu!
Sanırım artık Palm'ın sonu gerçekten geldi. Palm OS'in tasarım mirası uzun süredir kısmen de olsa iPhone'da yaşıyor, Palm kullanıcılarının çoğu da iPhone'a geçmiş durumda zaten. HP, WebOS'i ister diğer firmalara lisanslasın, ister hepten satsın, birilerinin Palm'ı Palm yapan o temeldeki değerleri yaşatmaya çabalamasını dilerim.

9 Ağustos 2011 Salı

Tablet rehberi: Tablet alırken nelere dikkat etmeli?

Herkesi bir tablet merakı sardı gidiyor. Piyasaya yeni yeni tabletler çıkıyor. Peki, hangi tableti alacağınıza karar verirken nelere dikkat etmelisiniz?

Ekran kalitesi

Bir tabletin en "göz önünde" olan bileşeni ekranı değil midir? Evet öyledir, özellikle de tabletinizi arkadaşlarınıza gösterirken! Şaka bir yana, eğer ekrana bakmaktan keyif almıyorsanız, çok geçmeden tabletinize sinir olmaya başlayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gerekenler şunlar:

Ekran çözünürlüğü yeterli mi? Kimi ucuz tabletlerde ekran büyük ama çözünürlük düşük olabiliyor. Bu da özellikle web sitelerinde, PDF dosyalarında ve benzeri küçük detayları olan grafiklerde kötü bir görüntüye sebep oluyor. Örneğin iPad 1 ve iPad 2'nin ekran boyutuna göre ekran çözünürlüğü günümüz standartlarının altında kaldı. iPad Mini kıl payı kurtarıyor ama, daha iyileri var piyasada. Apple yüksek çözünürlüklü ekranlarını "retina ekran" diye isimlendiriyor. Yüksek çözünürlük sadece Apple iPad'ler ile sınırlı değil tabi. Google Nexus 10 gibi başka tabletlerde de yüksek çözünürlüklü ekranlar bulunuyor.

Seçeceğiniz tabletin en yüksek çözünürlüğe sahip olması elbette iyi olur, ama gerekli midir? Belirli bir çözünürlüğün üstüne çıkmanız iyi olur, ama en iyisini alacağım diye boşuna para harcamanızı da tavsiye edemem. Örneğin birkaç yıl önce aldığım HTC Flyer tabletimin ekran çözünürlüğü 1024x600. 7 inç ekranı olan bir cihaz için bu çözünürlük iyi. Çözünürlük daha düşük olsaydı, ya da ekran 10 inç falan olsaydı, pikseller daha büyük görüneceği için kötü bir görüntü oluşturabilirdi.

Ekran her açıdan görünüyor mu? Yine ucuz tabletlerde kalitesiz ekranlar kullanılabiliyor. Ekrana doğru açıyla bakarsanız sorun olmuyor, ama yanınızda oturan arkadaşlarınız hiçbir şey göremiyor. Tabletler arkadaşlarınızla bir şeyler paylaşabileceğiniz, örneğin videolar izleyip fotoğraflara bakabileceğiniz cihazlar. Eğer ekran farklı açılardan görünmüyorsa, keyfiniz kaçabilir.

Dokunmatik hassasiyeti iyi mi? Tabletleri ekranlarına dokunarak kullanırsınız. Dokunmatik hassasiyeti iyi bir tablet tercih etmelisiniz. Özellikle kapasitif, çoklu dokunmayı destekleyen tabletleri tercih etmelisiniz, eski tip resistif ekranlı cihazlar biraz daha zor kullanılıyor. Günümüzde iyi markaların dokunmatik ekranları genellikle sorunsuz oluyor, ama adı-sanı duyulmamış ucuz markalarda ne çıkacağı belli olmaz.

Bir de şu tartışma var, Apple iPad'in mi dokunmatiği daha iyi, yoksa Android tabletlerin mi? Ben bunu çok komik buluyorum, şu ana kadar iPad'ler ile Android tabletlerin dokunmatik ekranları arasında bir fark göremedim.

Güneş ışığı altında görünüyor mu? Tabletinizi sadece kapalı ortamlarda kullanmayacaksanız güneş ışığı altında görülebilir bir ekranı olmasına dikkat edin. Ne yazık ki çoğu cihazın dışarıda görünürlüğü düşük. Ayrıca bunu elektronik mağazalarında da test etmeniz mümkün değil, zira hep yapay aydınlatmalı kapalı ortamlar. En iyisi Mobil Yazılar ve benzeri sitelerdeki incelemelere bakmak sanırım.

Ekran boyutu tableti kullanım amacımıza uygun mu? Film mi izleyeceksiniz? İnternet sayfalarında mı gezeceksiniz? Kitap mı okuyacaksınız? Tabletinizde çoğunlukla film izlemek istiyorsanız 7 inçten büyük bir tableti düşünebilirsiniz. Diğer işler için 7 inç yeterli olacaktır. Hatta kitap okumak için 7 inç tabletler daha iyi olabilir, çünkü daha hafif olurlar, elinizi yormazlar.

Apple iPad

Boyutlar ve ağırlık

Piyasada 5 inçten 10 inçe doğru büyüyen boyutlarda ekranlara sahip tabletler bulunuyor. Ekran büyüdükçe cihazın boyutları da büyüyor malum. Motorola Xoom ve Asus Eee Pad Transformer 10.1 inç, iPad 9.7 inç, iPad Mini 7.9 inç, HTC Flyer ve Samsung Galaxy Tab 7 inç, Dell Streak 5 inç ekrana sahip. Cihazların ağırlıklarını da hesaba katmayı unutmayın. 300 gramdan 750 grama doğru değişen ağırlıklara sahip olabiliyor tabletler.

Boyutlar ve ağırlık neden önemli? Ekran boyutu nasıl bir çantaya sığabileceğini, ağırlığı da size ne kadar yük olacağını etkiler. Evet, netbook'lara göre daha hafifler ama, tabletler ile netbook'ların kullanım alanları aynı değil. Tabletinizi nasıl kullanacağınız çok önemli. Ben küçük çantama da rahatça sığdırabileceğim, gerektiğinde kolayca çıkartıp tekrar yerine koyabileceğim, orta büyüklükte bir ekranı olan bir tablet istediğim için HTC Flyer'ı tercih ettim. Samsung Galaxy Note 8.0 ya da iPad Mini gibi tabletler de çantada taşımak için uygun cihazlar.

Tabletinizi her zaman yanınızda taşımak istiyor musunuz? İşe/okula giderken yanınızda götürecek misiniz? Tabletiniz kılıfı ile birlikte ne kadar yer kaplıyor? Bunları hesaba katmalısınız. Ağırlık ile ilgili pek hesaba katılmayan bir diğer şey de cihazın elinizi yorması. Uzandığınız yerden film izlemek, kitap okumak istiyorsanız, bir süre sonra tabletinizin ağır gelmeye başladığını fark edebilirsiniz.

Hafıza ve genişleme seçenekleri

Film arşivinizin, aile albümünüzün ya da müziklerinizin tümünü tabletinizde taşımak istiyorsanız, size kötü bir haberim var: Tabletlerin hafızası dizüstü bilgisayarınıza göre oldukça sınırlı. Bugün 250 GB’dan aşağı sabit diski olan bir dizüstü bilgisayar ya da netbook bulmak zor olsa gerek. Ancak tabletler çoğunlukla 16 ve 32 GB hafıza seçenekleri ile geliyor. Daha yüksek fiyatlarda 64 GB ve 128 GB tabletler de var.

HTC Flyer - Kalemli Android tabletNeyse ki alternatifleriniz var. Çoğu Android tabanlı tabletin MicroSD kart yuvası bulunuyor, böylece satın alacağınız bir hafıza kartı ile depolama alanını arttırabilirsiniz. Elbette bunun ekstra bir maliyet olduğunu unutmamak şartıyla. Kimi firmalar da farklı yaklaşımları tercih ediyor. Örneğin Archos firması tabletlerine sabit disk koymayı tercih etmiş, bu sayede 250 GB’a kadar depolama alanı sunabiliyor. Toshiba Thrive ise normal SD kartları ve USB diskleri destekliyor.

Mobil Yazılar olarak tavsiyemiz bütçeniz elverdiğince yüksek hafızalı tabletleri tercih etmeniz (Ancak Apple iPad modellerinde farklı depolama kapasiteleri arasında ciddi seviyede fiyat farkları olduğunu göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederiz).

Performans

Tablet alırken dikkat etmeniz gereken konulardan biri de cihazın performansı. iPad almayı düşünüyorsanız, son versiyonunu almanızı tavsiye ederim. iPad söz konusu olduğunda seçim yapmak zor değil. Ancak Android tabanlı bir tablet alacaksanız durum biraz daha karışık. iPad’in ilk rakibi Samsung Galaxy Tab’ı deneyenlerin ilk yorumları cihazın performansı üzerine olmuştu. Android tabletlerde web sayfalarındaki Flash içerikleri görüntülenebildiği için Galaxy Tab biraz zorlanmıştı sanırım. Daha yeni tabletlerin (ve Galaxy Tab'ın yeni versiyonlarının) Flash ile pek sorunu yok, ancak 1080p filmler izlemek, 3 boyutlu oyunları en iyi grafiklerle oynamak istiyorsanız yine de işlemciye dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin HTC Flyer’ın genel performansı iyi olduğu halde 1080p videoları oynatamıyor. Tabletinize 1080p çözünürlükte bir film atmak ister misiniz, atarsanız başka bir şeye yer kalır mı, orası tartışılır.

Sonuç olarak şu söylenebilir: Yüksek çözünürlüklü videolarla ilgilenmiyorsanız, güncel tabletler çoğunlukla her işin üstesinden gelebiliyorlar.

3G’li olmak ya da olmamak

Tabletinizi sadece evinizde mi kullanacaksınız? O zaman sadece WiFi özelliği olan, 3G’si olmayan bir tablet size yeter. Ama işte, okulda, yolda, otobüste, spor salonunda, dağda taşta kullanmak istiyorum diyorsanız, 3G’li bir tablet almayı düşünebilirsiniz. 3G’li bir tablet ile aylık masrafınız 3G faturası dolayısıyla artar ama, her yerden internete bağlanabilirsiniz. Dağdan internete bağlanıp da ne yapacağım demeyin, artık mobil uygulamalar sürekli bağlantınız varmış gibi düşünülerek tasarlanıyor. Google Maps internet bağlantısı gerektiriyor örneğin. Ya da iş yerinizde WiFi ağı tabletinizin bağlanamayacağı bir sistem ile korunuyor olabilir. Gerekli sertifikaları yükleyemezseniz WiFi’ı da bir işe yaramayan bir “PDA” ile kalıyorsunuz ortada.

Yine de tabletim biraz daha ucuz olsun, ekstra masraf istemiyorum diyorsanız, bir seçeneğiniz de telefonunuzu kullanmak olabilir. Yeni akıllı telefonlar mobil internet bağlantılarını paylaştırma özelliğine sahip oluyorlar. Kablosuz bağlantı paylaşımını açtığınız zaman diğer cihazlar WiFi ağına bağlanır gibi sizin telefonunuza bağlanabiliyor. Tabi telefonun pili daha çabuk bitiyor.

Motorola Xoom Tablet

Kamera

Tabletler genellikle ön ve arka taraflarında iki adet kamera ile donatılmış olarak geliyorlar. Ön yüzdeki kamera görüntülü görüşmeler için gerekli. Arka taraftaki kamera ise fotoğraf ve videolar çekmek için. HTC Flyer, Samsung Galaxy Tab, iPad Mini ve benzeri küçük tabletler ile fotoğraf çekilebilir. Ama 7 inçten büyük ekranı olan iPad, Transformer ve Xoom gibi cihazlarla video ve fotoğraf çekmenizi pek tavsiye etmiyorum. Özellikle de insan içindeyken. Hem kocaman bir tabletle çekim yapmak pratik değil, hem de sizi komik duruma düşürüyor.

Tabletinizi iş amaçlı kullanacaksanız autofocus kamerası olan bir tablet tercih edin. Ben HTC Flyer’ı dokümanları fotoğraflamak için kullanıyorum. Tatil fotoğrafları çekmek için ise tabletinizi kullanmanızı pek tavsiye etmem, zira çoğu tabletin kamerası istenen kaliteyi vermekten uzak.

Ayrıca kamera konusunda şu yazıma da göz atmanızı tavsiye ederim: En iyi fotoğraf çeken telefonlar nasıl seçilir? (Okumak için tıklayınız)

İşletim sistemi

Aslında işletim sistemi açısından pek fazla bir seçeneğiniz yok. Apple iPad, iOS işletim sistemi ile çalışıyor. Kalan tabletlerin çoğu da Google'ın geliştirdiği Android işletim sistemini kullanıyor. Belki Windows kullanan birkaç "Tablet PC" ye rastlayabilirsiniz ama, büyüklükleri ve ağırlıkları dolayısıyla çoğunlukla bu yazının kapsamı dışında kalıyorlar. Windows 8'li tabletler de genellikle fazla büyükler (Yine de buraya tıklayarak Windows 8'li enteresan cihazlara göz atabilirsiniz). BlackBerry Playbook, Windows RT'li cihazlar ve Web OS kullanan HP TouchPad isimli tablet henüz beklenen başarıyı sağlayamadı. Eski Windows Mobile ve Maemo tabanlı tabletlerin de modası geçmiş durumda zaten.

Yani vermeniz gereken karar şu: iPad mi almalı, yoksa Android tabanlı bir tablet mi almalısınız? iPad pahalıdır ama, bir sebeple Apple'a gıcık olmuyorsanız, iyidir. Android de iyidir, ancak geeklere (bilgisayarla uğraşmayı sevenlere) hitap eden bir yönü de vardır. iPad öncelikli olmakla birlikte, iki platform için de bir çok yazılım geliştiriliyor. Android'in bir kötü yanı, pek çok programın Google Play / Android Market'ten önce iOS için, yani iPad, iPhone, iPod Touch için çıkıyor olması.

Eğer Android’de karar kılarsanız, işletim sistemi ile ilgili ikinci bir karar noktanız var. Google, Android işletim sisteminin iki versiyonunu geliştirdi: Telefonlar için olanı ve tabletler için olanı.  Piyasadaki yeni tabletler çoğunlukla Android Honeycomb ya da daha üst versiyonu olan Android 4 ile yüklü geliyor. Ancak bazı eski tabletler de telefonlar için geliştirilmiş olan standart Android sürümü ile geliyor. Bu cihazlarda çözünürlük ve arabirim büyük ekranlara uyarlanmış oluyor. Bence bu kötü bir şey değil, severek kullandığım HTC Flyer da böyle bir tablet. Yine de artık hemen hemen bütün Android tabletler Android 4 yüklü ve Google'ın çıkardığı bazı yeni yazılımlar sadece en son Android sürümü ile çalışıyor.

Asus Eee Pad Transformer klavyeli tablet

Diğer kriterler

Televizyona bağlanabiliyor mu? Kimi tabletlerin HDMI çıkışları bulunuyor. Kimilerinin HDMI adaptörleri satın alınabiliyor. Tablet seçerken gerekli çıkışların bulunmasına, kabloların kutudan çıkmasına ya da Türkiye’den satın alınabilir olmasına dikkat etmelisiniz.

Pil ömrü? Çoğu tabletin pil ömrü iyi olsa da satın almadan önce incelemeleri okuyup kontrol etmekte fayda var. Eğer tabletinizi sadece evde kullanacaksanız pil ömrü çok da problem olmaz, ancak yanınızda taşıyacaksanız pilinin hemen bitmesini istemezsiniz.

GPS’e ihtiyacınız var mı? Aracınızda navigasyon için tabletinizi kullanmasanız bile, bence GPS özelliği olmalı.

Kaleme ihtiyacınız var mı? HTC Flyer ve kardeşi HTC EVO View 4G, el yazınızla notlar almanıza, çizim yapmanıza olanak veren tabletler (Hem de parmağınızla kullanabileceğiniz kapasitif ekrana sahipler). “Kalemsiz yapamam, gerisi mühim değil” diyorsanız düşünebilirsiniz. Lenovo'nun da bir kalemli tableti var. Son yıllarda ise Samsung kalem işine el attı ve "Galaxy Note" serisi ile kalemli birkaç cihaz çıkardı. iPad'lerde ise özel bir kalem teknolojisi yok, ama yine de kapasitif kalemler ve bunlara uygun yazılımlar var piyasada. Bu kalemler diğer tabletlerin özel kalemleri gibi hassas değil. 

Klavyeye ihtiyacınız var mı? Asus Eee Pad Transformer’a klavyesi bağlanarak bir notebook gibi görünmesi ve kullanılması mümkün. iPad’e de kablosuz klavyeler bağlanabiliyor. Klavyeye ihtiyacınız varsa, bunları göz önünde bulundurabilirsiniz.

Güncellemeler? Tablet seçerken “Nasıl olsa işletim sistemine güncelleme çıkartırlar” diye düşünmeyin asla. Tabletinizi satın aldığınız, ilk günkü şekliyle kullanacağınızı düşünerek alın.

Ekstra özellikler? Her firma tabletini kendi “deneyimi” ile donatmaya çalışıyor. Bunların bazıları rahatsız edici, bazıları ise gerçekten zenginleştirici bir deneyim sunuyor. Örneğin HTC Flyer’ın HTC Sense arabirimi ve yüklü ekstra programlar verdiğiniz paraya değdiğini hissettiriyor.

Aksesuarlar? Kılıflar, kablolar, adaptörler vb. ürünler Türkiye’de bulunabiliyor mu? Kaça satılıyorlar? Örneğin Apple'a özel aksesuarlar genellikle gereksiz bir pahalılıkta oluyor. Ama diğer tabletlerin aksesuarlarını bulmak da zor olabiliyor.

Gerçekten bir tablete ihtiyacınız var mı?

Evet, tabletler havalı cihazlar ama aynı zamanda pahalı cihazlar. Cep telefonunuz ile dizüstü bilgisayarınız arasında bir yerde konumlanmışlar. Gerçekten ihtiyacınız var mı bu cihazı almaya? Gerçekten ihtiyaç duyduğunuz şey başka bir şey mi yoksa? Bir netbook mu? Windows 8'li dokunmatik bir notebook mu? Büyük ekranlı bir cep telefonu mu? Bir e-kitap okuyucu mu? Örneğin iş yerinize her gün dizüstü bilgisayarınızı götürmek, akşam eve geri getirmek zorundaysanız, bir tablet ekstra ağırlıktan başka bir şey olmayabilir. Karmaşık ofis dokümanları ile çalışmanız gerekiyorsa, tabletler sizi hayal kırıklığına uğratabilir.

Bir tablete ihtiyacınız olduğuna karar verdiyseniz, “en havalısı”, “en hızlısı” ya da “en çok özelliği olanı” değil, size en uygun olanı arayın. Herkes iPad ile ilgileniyor diye iPad almak zorunda değilsiniz. Bir Android tabletin işlemcisi “en hızlısı” olabilir ama sizin buna ihtiyacınız var mı?

Aldığınız tabletten memnun kalmanızı umarım. Mobil Yazılar’dan şimdilik bu kadar!



Android ile ilgili yazılar: http://mobilyazilar.blogspot.com/search/label/Android

Mobil Yazılar ana sayfasına giderek tabletler ve mobil teknoloji üzerine daha fazla yazıya ulaşabilirsiniz: http://mobilyazilar.blogspot.com

Bu yazı Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır, Mobil Yazılar'a aittir. Paylaşmak isterseniz sadece bir paragrafını alıp bu yazıya link veriniz.