28 Ağustos 2011 Pazar

Tatile çıkmadan Android telefonunuza yüklemeniz gereken 12 program

Bayramınız kutlu olsun! Bayram tatilinde ve sonrasında işinize yarayabilecek birkaç programı derlemeye çalıştım. Sizin de tavsiye ettiğiniz programlar varsa yorum bırakmaktan çekinmeyin lütfen.

Android için liste yapma programı
Outliner: Tatile çıkmadan “yapılacaklar” ve “alınacaklar” listesi yapıyorsanız, Outliner işinizi kolaylaştırabilir.

https://market.android.com/details?id=at.ff.outliner 

Android için pusula programı
Compass: Bildiğiniz pusula. Ancak bazen o kadar gerekiyor, o kadar faydası oluyor ki! Yılda bir kullanacak olsanız da, Anroid’li telefon ve tabletlerinizde bulunması gereken bir yazılım.

https://market.android.com/details?id=com.apksoftware.compass 

Google Maps: Aslında sadece Android için değil, her platformda Google Maps olmazsa olmaz programlardan. Tatile çıkmadan önce de Google Maps’in yeni “pre-cache” özelliğini kullanarak gideceğiniz bölgenin haritasının offline kullanım için kaydetmenizi öneririm.

https://market.android.com/details?id=com.google.android.apps.maps

Android için seyahat / gezi programı
Trip Advisor: Bulunduğunuz noktanın yakınında hangi oteller, restoranlar, gezilmesi-görülmesi geren yerler var? Hangi otel kaç puan almış, mekanlara ne gibi yorumlar yapılmış? Tatile çıkmadan önce olmazsa olmazlardan biri daha.

https://market.android.com/details?id=com.tripadvisor.tripadvisor

Exchange Rates: Eğer yurt dışına gidiyorsanız ve bol bol alışveriş yapmayı düşünüyorsanız, kendinizi başka bir para biriminin illüzyonuna kaptırmamak için bu programa ihtiyacınız var. Yani aldığınız ürünün Türk Lirası olarak kaç liraya geldiğini, gerçekten ucuz mu olduğunu yoksa pahalıya mı geldiğini anlamak için bulunduğunuz ülkenin para birimi Türk Lirasına çevirebilirsiniz.

https://market.android.com/details?id=net.xelnaga.exchanger

Transport Maps: Yurt dışına gidiyorsanız, gittiğiniz şehrin toplu ulaşım haritalarını görüntülemek için kullanabilirsiniz. Yola çıkmadan indirmeyi unutmayın.

https://market.android.com/details?id=com.jbdubois.transportmapsandroid16

İdefix Kitaplık: İster otobüs, ister uçakla gidin; ister deniz kenarında, ister köy evinizin bahçesinde dinlenin, kitap okumaktan vazgeçemiyorsanız, İdefix Kitaplık’ı deneyin. Özellikle de “bunu da okurum” deyip okuyamadığınız kitapları boşuna yük etmemiş olmak için!

https://market.android.com/details?id=com.idefix.kitaplik
Ayrıca burada incelemesini yaptık: http://mobilyazilar.blogspot.com/2011/08/android-uzerinde-idefix-e-kitap.html

Android için Pulse RSS okuyucu programı
Pulse News: Tatilde bile takip etmeden rahat edemediğiniz (Mobil Yazılar gibi mesela! :) ) internet siteleri varsa Pulse size sıradan RSS okuyucu deneyiminin ötesini vaat ediyor.

https://market.android.com/details?id=com.alphonso.pulse 



Google Goggles: Google’ın harikalarından biri. Programı açın, herhangi bir şeyin (örneğin bir kitabın, turistik bir yerin vb.) fotoğrafını çekin, Google ise onun ne olduğunu bulsun, hakkında bilgi versin.

https://market.android.com/details?id=com.google.android.apps.unveil 

Android / HTC için gök haritası programı: Google Sky Map
Google Sky Map: Tatilde şehir ışıklarından uzak olan, berrak bir gökyüzü manzarası sunan bir yere gidecekseniz, astronomi ile şimdiye kadar ilgilenmemiş olsanız bile Google Sky Map’i telefon ya da tabletinize yüklemenizi tavsiye ederim. En güzel özelliği programı açıp telefonu gökyüzündeki herhangi bir yıldıza tuttuğunuzda ismini vermesi.

https://market.android.com/details?id=com.google.android.stardroid

Android / HTC için televizyon izlemek programı
Canlı TV: Şahsen tatilde TV’den uzaklaşmanızı tavsiye ederim ama, olur da internet üzerinden TV kanallarını izlemek isterseniz Canlı TV’yi deneyebilirsiniz.

https://market.android.com/details?id=co.gurbuz.canlitv.activity

Android için Angry Birds
Angry Birds: Bunu sona sakladım. Yolda, otelde ya da canınız nerede sıkıldıysa, Angry Birds imdadınıza yetişebilir. Yoksa siz hâlâ oynamadınız mı?

https://market.android.com/details?id=com.rovio.angrybirds

Mobil Yazılar'daki diğer Android programlarına göz atmak için tıklayın. Ayrıca Android oyunlarına da bakmanızı tavsiye ederim.

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Ürünlerinize şifreli isimler koymaktan vazgeçin!

Şu isimlere bir bakın. Tüketici, kullanıcı düşünülmeden verilmiş şifreli ürün isimleri. Sıradan kullanıcı için hiçbir anlam ifade etmiyorlar. Anneniz laptop alacak olsa, sizce AS3830TG-6431 (a-se-otuzsekiz-otuz-te-ge-tire- atmışdört-otuzbir) modelini mi seçerdi yoksa 1015PED-MU17 (binonbeş-ped-tire-me-u-onyedi) modelini mi? İkisi arasında ne fark var ki sanki, ikisi de rakam harf ve rakam yığını!
  • Acer Aspire TimelineX AS3830TG-6431

  • Toshiba Portege R835-P70

  • Dell XPS 15-L502X

  • HP EliteBook Mobile Workstation 8540w

  • Asus Eee PC Seashell 1015PED-MU17

  • Sony Vaio EB Series VPC-EB44FX/WI

  • Lenovo ThinkPad Edge E520 11433BU

  • Samsung SF510-A01

  • Nokia C6-00*


Aşağıdaki isimler ise kısa ve akılda kalıcı isimler. Tüketici için bir anlam ifade ediyorlar.
  • Asus Eee PC (4 GB)

  • Apple iPhone 4

  • HTC Touch HD

  • MacBook Air (11 inç, Yaz 2011)

  • Nokia N8**


İsim karıştıkça tüketicinin kafası da karışıyor. Ufak bir harf değişikliği yüzünden farklı sitelerde farklı ürün özellikleri listeleniyor. Aradığınız özellikler U35JC modelinde mi yoksa U36JC-A1 modelinde mi? Hangi site doğru özellikleri listeliyor? Yoksa özellikleri doğru yazıp model adını mı karıştırdılar? Gelin de çıkın işin içinden.

Sevgili üreticiler: Sadelik her zaman iyidir. Sade olun.

Notlar:
* Bir de C6-01 var ama önceki ile hiçbir alakası yok! Bu yüzden C6-00 kötü bir isimlendirme.

** Nokia N8 kısa olması açısından harika, ama çok da tanımlayıcı, anlamlı bir yönü yok. Yine de Nokia 500 gibi isimlerden iyidir.

25 Ağustos 2011 Perşembe

Nokia'nın yeni telefonları ve Symbian Belle üzerine

Nokia beklendiği gibi Symbian Belle güncellemesini ve yeni telefonlarını duyurdu. Yeni telefonlar arasında üstün özellikli bir telefon yok ama, Symbian işletim sisteminin yaygınlaşmasını sağlayacak uygun fiyatlı telefonlar var.

Symbian Belle ve Nokia 600, Nokia 700, Nokia 701
Nokia 600, 700 ve 701 modellerinin ortak noktası 1 GHz işlemci, EDOF kamera (evet, yine autofocus değil) ve NFC desteği. Nokia 600 müzik odaklı olarak konumlandırılmış, ve yurtdışı fiyatının 260$ olması bekleniyor. Nokia 700'ün küçüklüğü ve AMOLED ekranı dikkat çekiyor, fiyatının 390$ olması bekleniyor. Nokia 701 ise C7'ye benzer bir tasarıma sahip, ekranı diğer modellerden biraz daha büyük ve Nokia'nın iddiasına göre en parlak ekranlardan biri. Nokia 701'in fiyatının da 420$ olması bekleniyor.

Üç telefonun da en önemli özelliği elbette Symbian Belle işletim sistemi yüklü gelmeleri. Symbian Belle ile arabirim konusunda iyileştirmelere gidilmiş. Yeni bir bildirim alanı eklenmiş. Android'in bildirim alanına benziyor ama Apple bile Android'in bildirim alanını kopyalamaya kalkıştığı için kimsenin sesinin çıkacağını sanmıyorum. Dikey pozisyonda kullanılabilen qwerty ekran klavyesi, 6 adet ana ekranı, yeniden boyutlandırılabilir widget'leri ile Symbian Belle, ihtiyaç duyulan bir güncelleme.



Symbian Belle arabirimini gösteren üstteki videoyu izleyince olumlu düşünceler kaplıyor içimi. Nokia E6'nın ya da E7'nin tasarımını görünce de aynı olumlu hislere kapılıyorum. Doğrusu Nokia ve Symbian'da sevdiğim bir yön var. Problem şu ki, bir mobil telefonun satın alındıktan sonra sevilmesini ya da nefret edilmesini etkileyen şeyler ufak tefek detaylar; ve Nokia, Symbian işletim sisteminde bugüne kadar bu konuda pek parlak bir tablo çizmedi. Palm'ı Palm yapan değerler demiştik ya, işte o değerler kullanıcıyı anlamak üzerine kurulu. Kullanıcıya en temiz arabirim nasıl sunulur? En az tıklama ile istediğini yapması nasıl sağlanır? Arabirimin herhangi bir noktasındayken ne yapmak istiyor olabilir ve tam da o anda işi nasıl kolaylaştırılır? En uç durumlarda bile sorunsuz bir deneyim yaşaması nasıl sağlanır? Symbian Belle işletim sistemi de böyle bir bakış açısıyla inşa edilmiş gibi gözüküyor, en azından ben böyle olmasını diliyorum. Çünkü "Avrupalı Symbian" işletim sistemini istiyorum cebimde. Yani almak isteyeceğim ve aldıktan sonra pişman olmayacağım bir telefon üretsinler, ben de alayım istiyorum! Böyle tüketici nerede görülmüş?

Ama dışarıdan güzel görünüp, stabilite sorunları ile boğuşan, insanda fırlatıp atma isteği uyandıran, sadece birkaç satır kod ile çözülebileceği halde çözülmeyen "düşüncesizlikler" içeren bir telefon satın almaktan korkuyorum. Eskiden Nokia telefonlara "önce telefon, sonra mobil bilgisayar" derdim, çünkü gerçekten öyleydiler. Şimdi telefon görüşmeleri yaptırma, "konuşturma" konusunda bile problemleri olan bir Nokia'dan bahsediyor herkes. GSM operatörüm konuşturmayı beceremediğim için daha yüksek bedel ödeme pahasına Turkcell'e geçtim, peki konuşturamayan bir telefon ister miyim sizce?

Bu yüzden Symbian Belle'den ve Stephen Elop yönetimi altındaki Nokia'dan beklentiler yüksek. Artık stabilite sorunlarından arınmış, ikide bir "hafızam doldu" demeyen, hızlı çalışan, söz dinleyen, karmaşık menüleri ile insanı boğmayan, gerekli yazılımları yüklü gelen*, detayları iyi düşünülmüş telefonlar bekliyoruz.** Yazılım geliştiricilerin çıkaracağı programlara olan ihtiyaç bu sağlam temel hazırlandıktan sonra geliyor.

Notlar:
* Gerekli yazılımlar neler? Modern bir "akıllı" telefonun Microsoft Ofis dosyalarını ve PDF dosyalarını açabilmesi, YouTube videolarını oynatabilmesi, Twitter ve Facebook'a girebilmesi gerekiyor. Bunları sözde değil özde yapması, basit bir Word dokümanını görüntülemeye çalışan kişiye saç baş yoldurmaması gerekiyor. Ayrıca tarayıcısının sözcük kaydırma (text reflow) özelliği olması gerekiyor, önceki sürümlerde olan bu özellik Symbian ^3'de neden yok edildi anlamıyorum. 
** Bir de donanım özelliklerini kısmaktan vazgeçmeleri gerekiyor. Allah aşkına, değiştirilemeyen bataryalar, EDOF kameralar, MicroSD kart yuvalarının kaldırılması... Apple olmaya mı çalışıyorsunuz? Sizi farklı kılan bu özellikleri barındırmanızdı zaten, lütfen telefonlarınızı satın aldırmamak için sebepler üretmeyin!

NFC ne demek?

NFC nedir? NFC, “Near Field Communication” (Yakın Alan İletişimi) kelimelerinden oluşturulmuş bir kısaltma. NFC teknolojisi iki elektronik cihaz arasında kablosuz veri aktarımı yapılmasını sağlar. Bluetooth’a benzer, ancak iletişim kurması istenen iki cihazın birbirine neredeyse değecek kadar yakın olmasını gerekir; ve Bluetooth’daki gibi bağlantı kurulması için beklemek gerekmez, kablosuz veri transferi anında gerçekleşir. Temassız kredi kartlarını ya da temassız toplu taşıma biletlerini düşünün: Böylece NFC çipi olan telefonunuzu kredi kartı ya da bilet yerine kullanabilirsiniz.



NFC ne işe yarar? NFC teknolojisi ile telefonunuzu kredi kartı gibi kullanabilirsiniz dedik. Ancak bu teknolojinin bundan daha enteresan kullanım alanları da vardır. Mesela Turkcell T20 MaxiPhone reklamlarında gördüğünüz gibi bir kişiyi “telefonları tokuşturarak” Facebook’ta arkadaş ekleyebilir ya da arkadaşınıza para, müzik, dosya vb. gönderebilirsiniz. NFC çipi olan Bluetooth’lu cihazlarla bağlantı kurmak için cihazları birbirine yaklaştırabilirsiniz. NFC çipleri; biletler, indirim kuponları, kimlik kartları, otel odası kartları yerine geçebilir. NFC çipli akıllı posterlere telefonunuzu yaklaştırarak ürünler, filmler vs. hakkında telefonunuza bilgi gönderilmesini sağlayabilirsiniz. Tamam, bu sonuncusu pek isteyeceğiniz bir şey değil muhtemelen, ama sadece telefonları tokuşturarak dosya gönderebilmek çok hoş bir fikir.

NFC özellikli bazı telefonlar: Sony Xperia S, Sony Xperia Sola, Google Nexus S, Nokia N9, Nokia 600, Nokia 700 ve Nokia 701, Turkcell T20 MaxiPhone. NFC teknolojisinin iki-üç yıl içinde Bluetooth gibi standart olacağı söylenebilir. Şimdilik çok yaygın olmadığı için, alacağınız telefonda NFC özelliği olmasının bir süre daha faydasını göreceğinizi sanmıyorum.


Fotoğraf: Tom Purves
Creative Commons lisansı ile kullanılmaktadır.

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

23 Ağustos 2011 Salı

HP TouchPad almanın tam sırası!

"HP WebOS ölüyor diye yazdın, şimdi bu da ne anlama geliyor?" diye düşünebilirsiniz. Hemen açıklayalım: HP TouchPad Amerika'da 99 dolara satılmaya başlanmış. Yani HP, satamadığı, satmak için de çok uğraşmadığı WebOS işletim sistemli tabletlerini elden çıkartmak için inanılmaz bir indirim yapmış durumda. 499 dolarlık bir HP TouchPad kötü bir tercih olabilir, ama 99 dolarlık bir HP TouchPad harika bir tercih olacaktır. İnternete girer, kitap okur, film seyreder, YouTube videoları izlersiniz. Hiç bir işinize yaramazsa ev tableti yaparsınız. Mutfakta yemek tariflerine bakmak için kullanırsınız. Ciddiyim, eğer Amerika'dan gelecek bir arkadaşınız varsa mutlaka bir TouchPad sipariş edin. GittiGidiyor gibi sitelerden alacaksanız da en fazla 150-200 dolar arası verip alın, daha fazlasını isteyenden almayın.

Tamam, çok fazla programı yok, geleceği de belirsiz ama, 99 dolara böyle tablet nerede görülmüş? Kaçırmamak lazım.

Symbian Belle yakında sizlerle

Symbian Belle, Symbian'ın yeni güncellemesi. İki gün içinde resmi olarak duyurulması bekleniyor, ancak çoktan videoları internette dolaşmaya başladı bile. Aşağıdaki videoda da görebileceğiniz gibi, hızlanmış ve iyileşmiş gözüzüküyor. Android'den bildirim alanını ödünç alsa da, Avrupalı Symbian ayakta kalmak için büyük bir mücadele veriyor gibi. İnşallah N8 ve E7 kullanıcılarının karşılaştıkları stabilite sorunlarına çözüm bulmuşlardır.



Resmi duyuru sırasında Nokia 700 modelinin de duyurulacağı söyleniyor. Eğer Symbian Belle yeterli kaliteye ulaştıysa, kullanıcıları sinir eden ufak tefek problemlerle dolu değilse, uygun fiyatlıdan "flagship"e kadar yeni modeller çıkarmalarını dilerim.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Nedir şu Palm'ın çektiği?

Palm, bir zamanların muhteşem firması. Bir zamanlar tüm teknoloji tutkunları bir Palm sahibi olmak isterdi. Bir zamanlar Palm kelimesi cep bilgisayarlarını tanımlamak için kullanılan jenerik kelime olmuştu. Aynı Selpak gibi! Bir zamanlar Palm inovasyondan inovasyona koşan "cool" firma idi. Özellikle Palm V modeli, pek de "teknolojik" olmayan kişilerin bile elindeydi. IBM ve Sony dâhil pek çok firma Palm OS işletim sistemi ile çalışan cihazlar üretmek için birbiri ile yarışıyordu. Her şey muhteşem görünüyordu. Sonra ne oldu?


Üst üste pek çok hata yapıldı. Firma sürekli el değiştirdi, sürekli ayrılmalar ve birleşmeler yaşandı. İşletim sistemini -ve daha sonra meşhur Treo akıllı telefonları- geliştiren ekip Palm'dan uzaklaştırıldı. Bu ekip Handspring firmasını kurdu, bir süre sonra Palm, Handspring’i satın aldı. Palm ikiye bölündü, PalmOne ve PalmSource isimli ayrı şirketlere dönüştürüldü. Sıradan kullanıcı PalmOne ile PalmSource arasındaki farkı neredeyse hiç anlayamadı. Umurunda da değildi, hatta olmamalıydı zaten, ikisi de bir idi ve ismi Palm idi onun için. PalmSource Palm OS'un yenisini geliştirmek için aylarca, yıllarca uğraştı. Bu yüzden bir sürü vakit kaybedildi. Sonunda ortaya çıkan şeyi kimse istemedi. Giderek azalan sayıda Palm OS tabanlı cihaz üreticisi Palm OS 5'i yamalı bohçaya çevirdi. Bu sırada Palm OS üzerindeki kronik sorunlar düzelmiyor, akıllanan "dumbphone"ların ve Windows Mobile gibi rakiplerin baskısı giderek daha fazla hissediliyor, piyasaya çıkan her yeni cihazla sorunlar artıyordu. Stabilite sorunları kullanıcıları kaçırırken, fragmentasyon da yazılım geliştiricileri platformdan soğutuyordu. Bir sürü para ödeyip isim hakkını geri alan Palm, biraz kendini rakipsiz sanmaktan, biraz da Palm OS'un yetersizliği dolayısıyla çaresizlikten, kullanıcıların isteklerine cevap verecek donanım üretmiyordu. Örneğin inatla WiFi eklemediler bazı cihazlara. Sanki tek rakipleri kendi ürünleriymiş gibi, modeller arası suni farklılıklar ürettiler. Birinde ses kaydı özelliği varken diğerinde yoktu; ses kaydı olmayanda hızlı bir hafıza çipi varken, olanda yavaş bir disk vardı; hatta işleri daha da berbat etmek istercesine, kiminde WiFi var, kiminde yoktu. Yani en iyisini almak isteyene, "flagship" araya hitap eden hiçbir cihaz yoktu. Palm OS ile güç kaybettiklerini düşünerek Windows Mobile ile şanslarını denediler bir süre, ancak bence dikkatlerini daha da dağıtmaktan öteye gidemediler. Hatta bir ara Foleo isimli bir "akıllı telefon yardımcısı" geliştirdiler. Güya Palm'ın devrimsel projesiydi bu. Linux tabanlı bir işletim sistemi geliştirdiler, bugünkü netbooklara benzeyen bir cihaz ürettiler.Tam piyasaya çıkaracaklardı ki, netbook devriminin geldiğini ve Foleo’nun şansının olmadığını görüp üretilmiş, kutularda bekleyen cihazları piyasaya sürmekten vazgeçtiler. Sonunda tonlarca yatırımcı desteği, Apple'dan transfer isimler ve yepyeni bir işletim sistemi ile çıkageldiler: Palm Web OS ve Palm Pre ile geldiler. Ama çok geç geldiler. Apple, Palm kullanıcılarını çoktan fethetmişti. Onca emek ve yatırım desteği sonrasında Apple'ı kısa bir süreliğine yenilik yapmaya zorlamaktan öteye gidemediler. Jon Rubenstein liderliğindeki Palm HP'ye satıldı. Palm bir "departman" oldu. Önce Palm ismi korunacak denildi. Sonra Palm markası yok edildi. Apple kopyası olmak için çok uğraş verdi HP yönetimindeki Palm departmanı, gitti bir tablet çıkardı. Android tabletlerin hiç değilse biraz farkı vardı iPad'den, HP TouchPad'in farkı neydi? Piyasada ikinci pozisyondakiler zor ayakta dururken, üçüncüye (hatta dördüncüye) yer var mıydı? Enerjilerini bu dünyaya yeni bir tablet daha getirmeye harcayacaklarına, keşke Web OS'i farklılaştırmak ve yaygınlaştırmak üzerine çalışsalardı. Mesela Palm Pre neden Türkiye'ye gelemedi bir türlü? Palm markası halen biraz daha akıllardayken, neden unutulmasına göz yumuldu?

Şimdi HP, Web OS tabanlı cihazlar, yani telefonlar ve tabletler üretmeyeceğini, ancak Web OS'i diğer firmalara lisanslayacağını duyuruyor. İnansak mı? HP'nin bu niyetini samimi kabul edip, işletim sistemini popülerleştirmek istiyor diye düşünsek bile, pek çok teknoloji yazarının dediği gibi, kim ister ki Web OS'i? Üreticisinin bile kaçtığı, batan bir platformu kim ister? Koskoca HP, Web OS tabanlı cihazları satamıyorsa, yine aynı HP, Web OS lisansını hangi üreticiye para ile satabilir ki? Belki Symbian tarihinde olduğu gibi bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda üreticiden birer tane cihaz çıkar. Keşke daha fazlası çıksa. Ama cidden, insanların gözü iPad'den başka tablet görmezken, kim bakar Web OS'li tabletlerin yüzüne? İşin acı tarafı, HP sizce daha ne kadar destek verir ki Web OS'e, daha ne kadar geliştirir ki işletim sistemini? Güvenilmez, geleceği belirsiz bir işletim sistemini ne üretici ister ne de tüketici.

Palm logoları, HP ve Palm'ın sonu!
Sanırım artık Palm'ın sonu gerçekten geldi. Palm OS'in tasarım mirası uzun süredir kısmen de olsa iPhone'da yaşıyor, Palm kullanıcılarının çoğu da iPhone'a geçmiş durumda zaten. HP, WebOS'i ister diğer firmalara lisanslasın, ister hepten satsın, birilerinin Palm'ı Palm yapan o temeldeki değerleri yaşatmaya çabalamasını dilerim.