20 Ağustos 2009 Perşembe

Maemo uyanıyor

Nokia N900 / RX-51 sonunda kendini göstermeye başladı. Sürekli takip ettiğim sitelerden biri olan Mobile Review, Nokia'nın merakla beklenen yeni cihazının "prototip" modelini bulmuş, incelemiş. Muhtemelen piyasaya çıkacak sürümde bazı farklılıklar olacaktır ama bu haliyle bile umut verici görünüyor.


ARM Cortex A8 işlemci, 32 GB hafıza, 5MP kamera, WVGA ekran, klavye... özellikler gayet güzel görünüyor. Biliyorsunuz son yazılarda iyi bir mobil cihaz için sadece iyi donanım yetmiyor diyordum, bu cihazın işletim sistemi, yani Maemo 5 de oldukça güzel görünüyor. Sonunda yeterli olgunluğa ulaşmaya başlamış gibi. Mobile Review'de fikir verebilecek pek çok ekran görüntüsü var.




Kimileri (bana kalırsa çoğunlukla n810 kullanıcısı olan Linux Geek'ler) Nokia'nın daha küçük ekranlı, daha küçük klavyeli bir cihaz çıkarmasından çok rahatsız olmuşlar, her fırsatta "almam" diyorlar. Almasalar da sevinmeleri lazım, çünkü bu cihaz ile Maemo uyanışa geçiyor. Çünkü bu cihazın telefon özelliği var, bu da onu çok daha fazla insanın kullanması demek. Daha fazla insanın kullandığı bir platform daha canlı olur, yazılım geliştiricilerin daha fazla ilgisini çeker. Daha fazla yazılım, daha fazla popülerlik; daha fazla popülerlik, daha fazla yazılım demektir.

Belki Nokia daha büyük ekranlı bir N820 çıkartabilir, ama önce N900'ü çıkarmasaydı çok büyük akılsızlık etmiş olurdu. Engadget'de çıkacak yorumları bir düşünsenize. Teknolojik kalabalıklar sürekli etkilenmeyi bekliyor.

Michael Gartenberg, Engadget'da Altı çok fazla isimli bir makale yayınlamıştı. Şimdi yedi oldular: Palm WebOS, Android, iPhone OS, Windows Mobile, Symbian, Blackberry ve Maemo.

Güncelleme: Nokia N900 resmi olarak duyuruldu: maemo.nokia.com

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

2 Ağustos 2009 Pazar

Samsung Mondi: Dünyanın bir Internet Tablet'e daha ihtiyacı var mıydı?

Samsung yeni bir cihaz çıkardı, Samsung Mondi. Fotoğraflarını gördüğünüzde bir yerlerden tanıdık gelebilir, çünkü Nokia Internet Tablet n810'a fena halde benziyor. Hatta kutusunda "Internet Tablet" yazıyor!

Samsung Mondi'nin özelliklerine bakalım:
  • Windows Mobile 6.1
  • 800 MHz ARM11 işlemci
  • 4.3" 800x480 WVGA ekran
  • WiMAX / WiFi / Bluetooth 2.0
  • GPS
  • Klavye
  • 256 MB RAM
  • 4GB hafıza
  • MicroSD kart yuvası
  • 3.0 Megapixel kamera ve ön yüzde web kamerası
  • Opera 9.5
  • HDMI TV Out


Neredeyse n810 olacakmış. n810'daki gibi cihazı masa üstünde ayakta tutan bir parçası bile var. En önemli farkları, N810'a göre daha iyi bir işlemcisinin olması ve Maemo yerine Windows Mobile 6.1 kullanması. Bir de arka yüzdeki 3 MP kamerası var tabi. Yani Samsung Mondi bir Pocket PC / PDA. Telefon özelliği olmayan bir mobil cihaz.

Aslında ilginç bir zamanda geldi. Telefonlar, PDA'lar, MID'ler, UMPC'ler, netbook'lar, klavyeli-klavyesi cihazlar derken, mobil arenada yaşanan savaş üzerine düşünüyordum. Tüketicinin cebi ve kimi zaman da çantası için ciddi bir savaş söz konusu. Zira çift telefon taşımaktan bile hoşlanmayan tüketicinin seçimi olmak zor.

Peki bu tabloda Mondi'nin yeri nerede? Nokia Internet Tablet'lerle ilgili yazdıklarım Mondi için de geçerli. Bu cihaza para verip almaya, yanımda taşımaya değer mi gerçekten? Hem de yanında ayrı bir telefon daha taşımam gerekiyor. Donanım güzel, işletim sistemi süper olmasa da, yazılım çeşitliliği bakımından n810'dan çok daha iyi, ama o kadar işte. WiMAX mı dediniz? N810'un WiMAX sürümü vardı bir aralar. Kimsenin ilgisini çekmemişti.

Sanırım Samsung Mondi, HP4700, Dell Axim X50v ve benzeri PDA'sını artık yenilemek isteyen, telefon özelliği aramayan kişilere hitap ediyor. Bir de n800-n810'dan, ya da Nokia'nın yeni tabletini beklemekten sıkılmış kişilere.

Özelliklere bakınca cihaz güzel görünüyor, ekstra yazılımlarla da zenginleştirmişler. Ama telefon özelliği ve 3G bağlantısı olmadıktan sonra ne kadar popüler olur şüpheliyim, hele de 450 dolarlık Amerika fiyatıyla.



Boyut karşılaştırmaları

Unboxing

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

31 Temmuz 2009 Cuma

iPhone 3.0.1 Güvenlik Güncellemesi

İki güvenlik araştırmacısının geçtiğimiz aylarda farkettiği ve geçenlerde bir demoyla ispat ettiği SMS açığını gideren 3.0.1 yazılımı az önce iTunes'ta yayınlandı. Bu açık her ne kadar henüz kötü niyetli kişilerin eline geçmemiş olsa da, bir SMS mesajıyla, 3.0 ve alt versiyonlarda bulunan tüm iPhone sahiplerinin cihazları, uzaktan yönetilebiliyor ve cihazlarındaki her türlü bilgiye ulaşılabiliyor.

Aslında bu SMS açığı Android ve Windows Mobile gibi başka platformdaki cihazlarda da mevcut ve diğer üreticiler de bu konuda harekete geçti. Apple da yaklaşık 6 hafta önce bu sorunu farkedip bugünkü 3.0.1 versiyonunu yayınladı.

3.0.1 güncellemesini daha evvelki güncellemelerde olduğu gibi iTunes üzerinden cihazımızı USB kablosuyla bağlayarak yapıyoruz. iTunes'ta, Summary menüsündeki "Check For Update" (Güncellemeleri Kontrol Et) bastığımızda karşımıza 3.0.1 güncellemesi çıkıyor.

Bu ekranda da "Download and Install" (İndir ve Yükle) seçeneğine tıklayıp güncelleme işlemini başlatıyoruz. 3.0.1 güncellemesi 230.1 MB. büyüklüğünde olduğu için de indirme işlemi vakit alabiliyor.

Bende güncelleme işlemi (indirme + yükleme) yaklaşık 1 saat sürdü ve yukarıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi sorunsuzca tamamlandı. Bu SMS açığı kötü niyetli kişilerin eline henüz geçmediği için (belki de hiç geçmeyecek) panik yapmaya gerek yok ama eğer imkanınız var ise sadece bu açığın giderilmesini içeren 3.0.1 güncellemisin ilk fırsatta yapmanızda fayda var.

ÖNEMLİ: Her güncellemede yaptığımız uyarıyı burada tekrarlamakta fayda görüyorum. Cihazını Türkiye'den alanlar (yani Turkcell veya Vodafone'un getirttiği cihazlardan) alanlar bu güncellemeyi rahatlıkla yapabilirler. Fakat cihazlarını yurt dışından getirtip unlock/jailbreak işlemine tabii tutup kullanmak zorunda kalanların 3.0.1 güncellemesini (update) hemen yapmalarını tavsiye etmiyoruz, çünkü cihazınız kitlenebilir. Unlock yazılımları için de bir süre beklemek gerekebilir.

30 Temmuz 2009 Perşembe

3G ve iPhone

Uzun yıllardır beklediğimiz 3G (Üçüncü Nesil) hizmeti, nihayet bugün (30 Temmuz 2009) resmen tüm mobil operatörlerce verilmeye başlandı. Genelde pazarlama (marketing) çevreleri tarafından görüntülü görüşme (video call) olarak lanse edilen 3G teknolojisi aslında, daha hızlı ve yüksek kapasitede ses ve veri (internet) taşıma teknolojisidir.

Upload
Download
:
:
118 Kbit/s
236 Kbit/s
164 Kbit/s
384 Kbit/s
384 Kbit/s
3,6 Mbit/s
5,76 Mbit/s
7,2 Mbit/s




15 senedir kullandığımız GSM/GPRS/EDGE (İkinci Nesil) teknolojilerin limitleri artık yetersiz geldiği için geliştirilen UMTS/HSPA/HSUPA (Üçüncü Nesil) teknolojileri, daha hızlı veri indirme (download) ve yükleme (upload) için sınırları zorlamaktadır. 3G teknolojisi ilk olarak 2000'li yılların başında düşük hızlarda Japonya'da uygulanmaya başlamış ve günümüzde kadar 3.5G ve 3.75G isimleri altında yüksek hızlara ulaşmıştır.



Bu yazıda hızlı mobil internet teknolojilerinin genel adı olan 3G ile ilgili çok fazla detaya girmek istemiyorum. Çünkü 3G teknolojisinin detayına indiğimizde altında sürekli gelişen ve değişen bir çok standart karşımıza çıkıyor. Ayrıca bu standartlar Avrupa'da, Amerika'da ve Uzakdoğu'da farklılıklar gösteriyor. Bu yüzden sadece, 3G'nin iPhone kullanıcılarını ilgilendiren özelliklerine değineceğim. 3G hakkında detaylı bilgi için http://tr.wikipedia.org/wiki/3G adresinden yararlanabilirsiniz.

Abonelik
Bir iPhone kullanıcısının 3G'den yararlanabilmesi için elinde iPhone 3G veya iPhone 3GS olması gerekiyor. 2G diye de adlandırılan ilk nesil iPhone sahipleri 3G'den yararlanamıyor. İkinci olarak uygun cihaza sahip kullanıcıların, 3G'den yararlanabilmeleri için aşağıdaki servis numaralarına SMS atarak 3G'ye abone olması gerekiyor:

Turkcell : 3G yazıp 2323'e SMS gönderin
Vodafone : 3G yazıp 3636'ya SMS gönderin
Avea : 3G yazıp 3334'e SMS gönderin

Not: İlk günlerde yoğun talepten dolayı 3G aboneliklerinin gerçekleşmesi vakit alabilir.

3G Ayarı

Aboneliğimiz başladıktan sonra cihazımızı 3G moduna almak için aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi Ayarlar -> Genel -> Ağ menüsünden "3G'yi Etkinleştir" seçeneğini aktif hale getiriyoruz.

3G Hızı
Ekranın en üstünde operatör logosunun hemen sağında da artık "E" harfi yerine "3G" harflerini gördüğümüzde de artık 3G'de olduğumuzu anlıyoruz. Bundan sonra merakımızı gidermek için bir hız testi yapıyoruz. Ben genelde bu yazımızda tanıttığımız SpeedTest.net uygulamasını kullanıyorum. Aşağıdaki ekran görüntülerinde olduğu gibi iPhone 3G ile yaptığımızda ortalama 3Mbps'e kadar bir download hızı görürken, iPhone 3GS'te bu hız ortalama 5.5 Mbps'lerde oluyor. (1Mbps=1000Kbps)



Bu test sonuçlarının farklı çıkmasının sebebi de iPhone 3G'nin maksimum 3.6Mbps, iPhone 3GS'in de 7.2Mbps'e kadar indirme (download) hızına izin vermesi. Ayrıca her iki modelde de upload hızı 384Kbps ile sınırlı. Görüldüğü gibi 3G'de hızı belirleyen en önemli faktörlerden bir tanesi cihaz.

3G hızını etkileyen diğer bir etmen de şebekenin yoğunluğudur. 3G bağlantısı yaptığımız baz istasyonunu ne kadar çok kişi kullanıyorsa ve bu kişiler aynı anda ne kadar fazla download yapıyorsa, bizim hızımız da o denli düşecektir. Yani 3G hızları konuma ve saate göre çok farklılık gösterebilir. Örneğin akşam üstü iş saatinde herkes yolda iken, iş merkezlerinin bulunduğu noktalarda 3G şebekesinin yük çok daha fazla, fakat geceleri evimizde çok daha düşük olacaktır. Dolayısıyla geceleri alacağımız hız, tahminen gündüz alacağımızdan çok daha yüksek olacaktır. Bu tabloda da görüldüğü gibi yurt dışındaki 3G şebekelerinin ortalama download hızı da 500Kbps ila 1000Kbps arasındadır. (1Mbps=1000Kbps)

iPhone'da, 3G'nin bir tek yüksek internet hızı özelliğinden yararlanılabiliyor çünkü iPhone'da görüntülü görüşme (video call) desteği yok. Bunun başlıca sebebi de cihazın ön tarafında bir kameranın bulunmaması. Fakat şunu belirtmekte fayda var ki yurt dışında görüntülü görüşme pek rağbet görmüş değil. Görüntülü görüşmede iyi bir görüntü elde edebilmek için cihazımızı yüzümüzden uzağa tutmamız gerekiyor. O zaman da hareket halinde görüşme yapmak çok zor oluyor. Ayrıca cihaz kulağımızdan uzaklaştığı için konuştuğumuz kişin sesini hoparlöre vermemiz gerekiyor ki bu durumda da çevremizdekiler tüm konuşulanları duyuyor. Ayrıca görüntülü görüşme karşımızdakine nerde olduğumuzu açıkça gösteriyor ki bu çoğu zaman tercih edilen bir şey değil :)

Pil Ömrü
3G'nin en çok şikayet edilen özelliği cihazların pillerini çabuk bitirmesi. Elde edilen yüksek internet hızının maliyeti doğal olarak pile yansıyor. Örneğin EDGE'den internete bağlandığımda günde 1 defa şarj etmek durumunda kaldığım cihazım, 3G ile birlikte yarım günde bir şarj istiyor. Bu arada 3G aktifken internete Wi-Fi üzerinden bile çıksak, sinyalleşme 3G şebekesi üzerinden olduğu için pil yine de daha hızlı tükeniyor.

Ücretler
Mobil operatörlerin açıkladığında 3G aboneliği ücretsiz. Yani 3G abonesi olduktan sonra görüşme ve data ücretleri aynı (veya daha düşük) fakat internet hızımız daha yüksek. Fakat bazı operatörler 3G'ye özel servisler için ayrıca ücret alıyor.. Bir de tüm operatörler 3G için internet tarifelerini tekrar düzenlemişler. Aşağıdaki linklerde bu konuda detaylı bilgi mevcut:

Turkcell:
http://www.turkcell.com.tr/bireysel/3G
http://www.mobiletisim.com/haberler/turkcell-3g-internet-fiyatlari

Vodafone:
http://www.vodafone.com.tr/Internet/3g-internet.php
http://www.mobiletisim.com/haberler/vodafone-3g-internet-fiyati

Avea:
http://www.avea.com.tr/3g/
http://www.mobiletisim.com/haberler/avea-3g-internet-fiyati

3G ile ilgili aslında paylaşacak daha çok bilgi var fakat hepsini bi seferde paylaşıp kafaları karıştırmak yerine gelecek sorulara göre yeni bir yazı hazırlamayı düşünüyorum "3G Hakkında sık Sorulan Sorular" şeklinde. Bu yüzden kafanıza takılan bir soru olursa bu yazıya yorum yazmaktan lütfen çekinmeyin.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

iPhone Kullanma Kılavuzu Artık Türkçe

iPhone 3G geçtiğimiz yıl Türkiye'de resmen satılmaya başlanmasına rağmen cihaz içerisinde (Safari'de) yer alan Kullanma Kılavuzu uzun süre Türkçe değildi. Muhtemelen tercüme çalışmalarının uzun sürmesinden kaynaklanan bu eksiklik, geçenlerde kılavuzun türkçeleştirilmesiyle son buldu.



iPhone'nunu Türkçe olarak kullananların Safari'deki yer imlerinde "iPhone Kullanma Kılavuzu" olarak geçen bu kılavuz, cihazın sıfır kurulumunda hazır geldiği için ayrıca bir adres girmeye gerek olmuyor. (Normalde adresi : http://help.apple.com/iphone/3/mobile/)



iPhone için optimize edilmiş bir web sitesi şeklinde hazırlanmış bu kılavuzda, özellikle yeni iPhone kullanıcısının ihtiyacı olan tüm temel bilgiler bulunuyor. Kılavuzun navigasyonu, iPhone'daki temel uygulamaların erişimine çok benzer şekilde hazırlandığından, bir konunun hangi başlık altında yer alabiliceği rahatlıkla bulunabiliyor.



Cihazının dili Türkçe değil de İngilizce olanlarda kılavuzın doğal olarak ingilizce versiyonu açılıyor. Fakat ana menüde en altta yer alan "Change Language" seçeneği kullanılarak, cihazın dili değiştirilmeden kılavuzun dili Türkçe yapılabiliyor.

Epey geç kalmış olsa da, iPhone'dan okunabilecek böyle türkçe bir kılavuza ihtiyaç vardı. Umarım size de yararlı olur.

28 Temmuz 2009 Salı

Fotoğraflarınızı Orijinal Boyutunda Paylaşın

Geçtiğimiz ay 3GS modeli çıkıncaya kadar iPhone'un en çok eleştirilen özelliklerinden bir tanesi de kamerasının çözünürlülüğü idi. iPhone 3GS'in kamerasının 3.2 MegaPixel'e çıkmasıyla, çekilen fotoğrafların maksimum çözünürlülüğü 1536 x 2048'e çıktı. Kamerası 2 MegaPixel olduğu için iPhone 3G'de ise bu değer maksimum 1200 x 1600.

Fakat bu çektiğimiz fotoğrafları aşağıdaki gibi klasik Paylaş (Share) yöntemi ile (yani resim seçiliyken önce sol alttaki seçeneğe, ardından da E-posta ile Gönder'e tıklayarak) arkadaşlarımıza gönderdiğimizde, fotoğrafların çözünürlüğü otomatik olarak 600 x 800'e küçültülüyor. Bu sayede dosyanın büyüklüğü de küçüldüğü için daha hızlı ve düşük maliyetli bir dosya transferi sağlanmış oluyor.



Fakat bazen güzel bir poz yakaladığımızda ve buna hemen arkadaşlarımızla paylaşmak istediğimizde, çektiğimiz resmin olabildiğince yüksek kalitede görünmesini isteriz. İşte iPhone'da çektiğimiz resimleri orijinal boyutlarda yollayabilmek için aşağıdaki adımları izlememiz gerekiyor.

Öncelikle fotoğraflarımızın yer aldığı Albüm'ü açıyoruz ve herhangi bir resim seçmeden sol alt köşedeki seçeneğe tıklıyoruz.



Ardından da orijinal boyutunda yollamak istediğimiz resmi veya resimleri tek tek işaretliyoruz ve alt menüdeki "Kopyala" seçeneğine tıklıyoruz.

Resimlerimizi cihazın hafızasına kopyaldıktan sonra da Mail uygulamasına geçip boş bir mesaj ekranı açıyoruz.



Mesaj ekranında parmağımızı ekranda bir süre basılı tutup çektikten sonra yukarıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi karşımıza "Yapıştır" menüsü çıkıyor. "Yapıştır" seçeneğine tıklayarak hafızadaki resimleri mesajın içine aktarmış oluyoruz.

Her iki yöntemle de aynı resmi kendime mail olarak yolladım ve aşağıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi gördüm ki gerçekten de resimler farklı boyutlarda yollanıyor.



İlk yöntem kesinlikle çok daha pratik ve hızlı. Fakat bazen gerçekten de çok orijinal resimler çektiğimizde bunları yüksek kalitede yollamak ihtiyacımız olabiliyor.

Not: Bu akşam yani 29 Temmuz akşamına doğru, gece yarısı resmen devreye girecek olan 3G ile ilgili detaylı bir yazı paylaşıyorum olacağım.

27 Temmuz 2009 Pazartesi

King de Artık iPhone'da

Rıfkı Almaz'ıyla, El Almaz'ıyla ve Son İki'siyle efsane olmuş, üniversite yıllarımızın vazgeçilmez oyunu King de artık App Store'da. Açık konuşmam gerekirse bir çok sınava saatlerce King oynarak hazırlanırdık :) Daha evvel hiç oynamamışlar için de hemen belirtmek de fayda var ki King, kozlu oyunlar içinde en zevklisi ve şansa en az dayalı olanıdır. Hatta çoğu kişi tarafından Briç'e geçiş için son basamak kabul edilir.



King, daha evvel Okey'i ve Batak'ı geliştiren Adikus.com tarafından hazırlanmış. Maalesef King de, Okey ve Batak gibi henüz multiplayer değil. Sadece iPhone'a karşı oynanabiliyor. Fakat şöyle bir müjde vereyim ki Okey'in internet üzerinden diğer oyunculara karşı oynanabilir versiyonunun testi halen devam ediyor. Çünkü gönüllü testlerinde ben de yer alıyorum. Umarım kısa süre içerisinde Okey Online'ı, ardından da King Online'ı App Store'da görürüz :)



Her ne kadar multiplayer olmasa da vakit geçirmek adına iPhone'da King, zevkle oynanıyor. Oyunun arayüzü oldukça basit ve kullanışlı. Daha evvel King oynamış herhangi biri kolayca oynayabiliyor.

Tabii King bilmeyenlerin de önce oyunun kurallarını öğrenmesi gerekiyor. Ben bu uygulamayı özellikle King öğrenmeye yeni başlayanlara ya da başlamak isteyenlere öneriyorum. Oyun tam öğrenmeden ustaların oynadığı bir masada şamar oğlanı olmak pek hoş olmuyor :) ama pratik yapmadan da King öğrenilmiyor. Dolayısıyla http://tr.wikipedia.org/wiki/King adresinden oyunun kurallarını öğrenip, iPhone uygulamasıyla da pratik yapabilirsiniz.

King, App Store'da 2.99$'a satılıyor. Eğer hoşunuza gittiyse aşağıdaki linki kullanarak uygulamayı indirebilirsiniz.

Not: Okey'in uzun bir aradan sonra App Store'da yeni bir güncellemesi (update) yayınlanmış. Eğer Okey'in daha evvelden yüklediyseniz ücretsiz olarak aşağıdaki güncellemeleri yükleyebilirsiniz:
- yeni efektler
- oyuncu isimlerini degistirme imkanı.
- sıra rakipteyken taşların yerini değiştirebilme
- okey taşınının işaretini kaldırabilme